Basın Açıklamaları

16 Mart’ı Hatırlıyoruz! Sermayenin ve emperyalizmin saldırısını unutmadık!

16 Mart 1978’de sermaye sınıfı ve emperyalizmin tetikçisi faşistler tarafından İstanbul Üniversitesi’nden toplu çıkış yapan devrimci öğrencilere saldırı gerçekleştirilmiş ve 7 devrimci öğrenci bu saldırı sonucu katledilmişti.

Bu saldırı, basitçe gerçekleştirilmiş bir saldırı olarak değil, 12 Eylül faşist darbesine zemin hazırlama amacıyla tasarlanmış planlı bir saldırı olarak tarihe geçmiştir.

Sermaye sınıfı ve emperyalizm memleketimizde yükselen işçi sınıfı hareketini ve sosyalizm mücadelesini baltalamak için çok çalıştı, bir dizi katliam ve suikast gerçekleştirdi. Korktukları şey, işçi sınıfının sesinin bütün ülkede yankılanmasıydı, başta da üniversitelerde…

Aradan 42 yıl geçmiş olmasına rağmen, sermaye sınıfının ve temsilcisi AKP iktidarının saldırıları ise farklılaşarak devam ediyor.

Ekonomik krizin faturası emekçi halkın sırtına yıkılıyor, işsizlik her geçen gün artıyor, sermaye sınıfı ise zenginliğine zenginlik katıyor. Gençlik, geleceksiz çemberinden çıkamıyor, intihar haberlerinin arkası kesilmiyor, bu düzen ise gençliğe millet kıraathanelerinde bedava çay, kek ve interneti reva görüyor.

16 Mart’ın katliamcı zihniyeti, gençliğin memleketle bağını kesmek için elinden geleni ardına koymuyor. Üniversitelerde sol siyaset yasaklanırken, gerici ve faşist örgütlenmelerin önü açılıyor, sırtı sıvazlanıyor!

Ama yağma yok!

16 Mart 1978’de üniversiteli gençlik yaşanılabilir bir ülkenin hayalini kurduğu için katledildi. Mücadeleleri ise yükselerek günümüze kadar ulaştı! Yeni bir ülkenin, sosyalist Türkiye’nin bayrağı yere düşmedi!

Bugün de üniversiteli gençlik, AKP’nin üniversiteye saldırı politikalarına, gericiliğe ve piyasacılığa geçit vermiyor. Yemekhane hakkını söke söke kazanıyor, gerici hocaların kapısını mühürleme cesaretini gösteriyor! Asıl cesaretin ise emeğin ülkesini kurmak olduğunu bilerek, bilinçle ve inatla sosyalizm kavgasını yükseltiyor!

TKH Gençliği olarak sıra arkadaşlarımıza çağrımızdır!

Memleketi ve üniversitelerimizi teslim alan sermaye sınıfına ve gericiliğe karşı, yeni bir ülke ve yeni bir üniversite mücadelesinin yükselip, ete kemiğe bürünmesi yarınlar açısından hayati öneme sahiptir.

Mücadele ise umutla yürütülür!

Umutsuzluk, geleceksizlik, işsizlik çemberini kıralım!

Faşizme, gericiliğe ve emperyalizme geçit vermeyelim!

Eşit, özgür, yaşanılabilir bir ülke için harekete geçelim, sosyalizme güç verelim!

TKH Gençliği

16.03.2020

 

To Top