Basın Açıklamaları

GELECEK ELLERİMİZDEDİR!

Üniversite denildiğinde bilimin, aydınlanmanın, felsefenin, sanatın akla gelmesi gerekir. Ülkemizde ise, mezun olduğunda işsizlikle boğuşan, atanamadığı için intihar eden, kendi mesleği dışında güvencesiz, sağlıksız koşullarda çalışmak zorunda kalan gençler ve adlı adınca geleceksizlik akla gelmektedir.

Gençliğin geleceğini karartan kapitalizm, AKP iktidarı ile birlikte palazlanarak ilerlemiş, bunun sonucunda son 5 yılda geçim sıkıntısı yüzünden 1 milyon 115 bin 530 üniversite öğrencisi okulu bırakmak zorunda kalmıştır.

Bizler açısından bu durum şaşırtıcı değildir.

Kapitalist düzende üniversiteler sermaye sınıfının ihtiyacına göre şekillenmektedir. Eğitim bir sektör olarak görülmekte, öğrenciler birer müşteri sayılmaktadır. Öğrenciler üzerinden dönen kantin ihaleleri, yurt ücretleri, ulaşım ücretleri, okulda kullanılmak üzere alınan araç gereç fiyatları her şeyi açıkça ortaya koymaktadır.

Öğrencilerin okulu bırakmak ya da dondurmak zorunda olmasında, piyasacılığın etkisi olduğu kadar gericiliğin de payının olduğu vurgulanmak zorundadır. Gerici ve piyasacı saldırı, üniversitelerde eğitimin niteliğini ortadan kaldırmış, bilimselliğin kökü kazınmıştır. Üniversite öğrencileri okudukları bölümlerde umduklarını bulamamakta ve üniversite ile bağlarını kuramamaktadır.

Gençliğin sorunlarının memleketin içinden geçtiği süreçten bağımsız olmadığı ise tekrar hatırlanmalıdır. Sermaye bir taraftan emekçileri sömürürken diğer yandan çeşitli sıkıntılarla okuttukları çocuklarını bu düzene mahkum etmeye ve sömürü çarklarına mecbur bırakmaya çalışmaktadır.

Bir kez daha anlaşılmalıdır ki eğitim hakkımızın elimizden alınması kader değildir! 

Her fırsatta parasız eğitimden bahseden AKP yalan söylemektedir. Son 5 yıllık tablo bu yalanı bir kez daha gün yüzüne çıkarmıştır.

Bu tabloyu değiştirmenin ise bir tek yolu vardır. O da, geleceksizlik yaratan piyasacı ve gerici rejime karşı mücadele etmekten geçmektedir!

 

TKH Gençliği 

14 Ocak 2019

To Top