Basın Açıklamaları

Hukuk mezunlarına getirilecek baraj sınavıyla amaçlanan sermayeye ucuz işgücüdür!

Türkiye’de AKP, on yedi yıllık iktidarı döneminde emperyalist kapitalist sistemin ekonomik ve sosyal politikalarından asla vazgeçmemiştir. Bu on yedi yıl boyunca Türkiye’nin dönüşümünde hukuk önemli bir enstrüman olmuştur.

Hukukun siyaseten müdahale aracı olarak kullanılmasının yanı sıra kapitalist sömürünün AKP iktidarında daha da derinleşmesi, hukukun bir sektör olarak tanımlanmasını ve hukukun piyasalaşmasını, yargı dışı çözüm yollarıyla özelleşmesini de gündeme getirmiştir.

Tüm bu piyasacı politikaların bizim önümüze getirdiği ise hukuk fakültesi mezunlarına “baraj sınavı” olmuştur. Son günlerde yargı reformuyla ve “adli yıl açılışıyla’’ gündeme gelen, Bahçeşehir Üniversitesinde yapılan çalıştayda da patronların tartıştığı “baraj sınavının” bizlere sunduğu sermaye düzeninde yeni sömürü yollarından başkası değildir.

İktidar yandaşlarının, özellikle TBB Genel Başkanı Metin Feyzioğlu’nun ve patronların ifade ettikleri kendilerinin kurduğu hukuk fakültelerinin eğitiminin kalitesizliğidir. Verdikleri ezbere dayalı sistemi beğenmeyen patronlar şimdi de avukatların hukuk alanında emeğini satmasını ön görüyor. Hatta Bahçeşehir Hukuk Fakültesi dekanının çok desteklenmeyen görüşü ise hukuk fakültesinin 3+2 yıla çıkarılarak avukatların alanlarında uzmanlaşmaları, yalnızca uzmanlık alanları olan davaları alabilmelerini ön görüyor. Bu açıkça gösteriyor ki liberal düşünce hukuku yalnızca sektörel bir alan olarak görmektedir.

Hukuk fakültesi öğrencilerinden “baraj sınavıyla” istediği gibi “yetenekli” elemanlar elde edecek olan patronların diğer barajı geçemeyen öğrencilere dair görüşü ise polis olmaları ya da bu hukuk fakültesi mezunlarının ara eleman olmaları. Özellikle Metin Feyzioğlu’nun dile getirdiği hatta dünyadan örnek aldıklarını söylediği bu düşünce, eğitimin piyasalaştırılmasıyla birlikte öğretmenlik yapamayan eğitim fakültesi mezunlarıyla aynı kaderi paylaşmak anlamına gelmektedir.

Hiç kuşkusuz ki bu sınav için de emekçi çocuklarının okul dışında çalışıp kazandıkları paranın son damlasını da baraj sınavı için açılacak kurslara vermesi istenecektir.

Hukuk bürolarında sömürülmemek, staj süreçlerinde ücret ödenmemesi ya da verilen sadaka ücretlerle karşı karşıya kalmamak için, paramızın son damlasını özel okullara kaptırmamak için, eşitliğin sağlandığı bir hukuk eğitimi için hukuk fakültesi öğrencileri örgütlü bir mücadeleyi yükseltmelidir.

Bunlarla beraber Başkanlık rejiminde yargı doğrudan siyasi iktidarın bir aracı haline dönüşmüştür. Patron sınıfını temsil eden AKP iktidarı kendi rejiminin hukukunu yaratmaktadır. Bu dönüşümün üniversitelerde hukuk fakültelerine yansımasının nasıl olacağı ise şimdiden görünmektedir!

Adaletin, eşitliğin ve özgürlüğün başa yazılacağı bir hukuk mücadelesinin hukuk fakültesi öğrencilerinin de görevi olduğu bilinmelidir!

TKH Gençliği

 05.09.2019

 

To Top