Basın Açıklamaları

İBB’nin “Her yere metro, her yerde metro” sloganının yalan olduğu ortaya çıktı…

Oy avcılığını da, rantiyeciliği de, ayrımcılığı da siz iyi bilirsiniz!

Geçtiğimiz aylarda istifa eden Kadir Topbaş’ın yerine AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan tarafından İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na atanan Mevlüt Uysal ağzındaki baklayı çıkardı ve İstanbul’da AKP’nin yüksek oy aldığı yerlere metro yapılacağını söyledi.

Türkiye’de en büyük rantın döndüğü kent olan İstanbul’un belediye başkanlığını yapan Mevlüt Uysal’ın sözleri AKP zihniyetini özetlemektedir.

Yıllardır İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni elinde tutan AKP yeri geldiğinde burayı gizli kasası olarak kullanmaktan çekinmedi, sermaye düzeninin sömürü ve rant projelerinin deneme sahası İstanbul yapıldı, kentin su kaynakları, ormanları ve insanların yaşam alanları üzerinde oyunlar oynandı…

Üçüncü köprü ve üçüncü havalimanı projeleri ile kentin kuzey bölgeleri topyekün yağmaya açıldı.

AKP İstanbul’da halkçı değil rantçı belediyeciliğin adı oldu. Tüm İstanbul kentsel dönüşüm adı altında büyük bir şantiyeye dönüştürüldü. Emekçilerin barınma hakkı değil patronların cebinin doldurulması gözetildi. AKP, tüm Türkiye’de olduğu gibi İstanbul’da da emekçi ve yoksullara değil zenginlere çalıştı.

Siyasi iktidar ve yandaşları İstanbul’daki ulaşım sorununu da rantiyeciliğin ve AKP siyasetinin bir parçası olarak gördü. Metro ve metrobüs açılışları nedense hep seçim dönemlerine denk getirildi, halka seçim rüşvetleri dağıtıldı. Devletin halka her koşulda ulaştırması gereken hizmetlerden siyasi rant elde edilmeye çalışıldı.

Gelinen noktada İBB Başkanı’nın yaptığı açıklama ibretliktir. AKP ve kadrolarının yeri geldiğinde ayrımcılık yapacağı da gözler önüne serilmiştir. “Bize oy verenlere metro götüreceğiz” demek AKP’nin gerici, piyasacı ve rantiyeci siyasetinin varacağı noktanın kısa bir özeti olarak ortaya çıkmıştır. Bu açıklama ile birlikte İBB’nin “her yere metro, her yerde metro” sloganının yalan olduğu kendi başkanı tarafından ortaya konulmuştur.

Bu sözleri eden kişiyi Sivas katliamcılarının avukatlarından olmasından, geçmişte İstanbul Başakşehir Belediye Başkanlığı yaptığı dönemde kamu arazilerini Bilal Erdoğan’ın TÜRGEV’ine peşkeş çekmesinden ve İstanbul’da en büyük ödeneği alan belediyenin başkanlık koltuğunda yıllarca oturarak rantın kaymağını yemesinden ve belediyeye Fethullahçı bürokratları doldurmasından hatırlıyoruz.

Bugüne kadar zaten kendi çıkarlarından başka bir şey düşünmeyen ve kamu hizmetleri üzerine çöreklenerek bunları halka satan gerici, piyasacı AKP zihniyetinin özeti budur.

Sermaye egemenliği, rantiyecilik ve piyasacılık olduğu sürece ayrımcılık bitmez. Zenginler kayırılır, seçim dönemlerinde yoksullar ve emekçiler metro ile kandırılmaya çalışılır.

Oysa ki, ulaşım, barınma, yaşadığı kentin olanaklarından faydalanma ve insanca yaşam bütün emekçilerin hakkıdır.

Tüm bu hizmetler eşit, ulaşılabilir ve ücretsiz bir şekilde paylaştırılmalıdır. Halkın hak ettiği şey de, devletin ve belediyelerin de görevi budur

Ancak bunları almak için AKP’den medet ummak boş bir hayalden ibarettir. İstanbul’daki emekçi halkımızın silkinerek AKP’nin İstanbul’da kurduğu gerici çemberi kırmak için ayağa kalkmasından başka çıkar yol bulunmamaktadır.

 

TÜRKİYE KOMÜNİST HAREKETİ

İstanbul İl Örgütü

19 Mart 2018

To Top