Basın Açıklamaları

Laiklik, bağımsızlık ve eşitlik mücadelesi güçlendirilmelidir!

23 Haziran’da yenilenen İstanbul Büyükşehir Belediyesi seçimleri, 24 yıldır İstanbul’u yöneten ve 17 yıldır iktidarda bulunan AKP’nin yenilgisiyle sonuçlanmıştır.

Bu tablo 17 yıllık AKP iktidarının, bütün devlet, sermaye ve medya desteğine rağmen yaşadığı büyük bir hezimettir. 23 Haziran İstanbul seçimlerinin sonucu, tek başına İstanbul Belediye Başkanlığı seçimi değil, aynı zamanda başkanlık sistemi adıyla tek adam rejimine verilmiş bir yanıt olarak da görülmelidir. Daha 1 yıl önce başkanlık sistemine geçen Türkiye’de İstanbul’da ortaya çıkan seçim sonucu, AKP tarafından dayatılan tek adam rejimine verilen önemli bir siyasi mesajdır.

Ülkemiz çok uzun süredir AKP iktidarının haksız, hukuksuz, adaletsiz ve baskıcı yönetimi altındakalmıştır. Bugün İstanbul seçim sonuçları haksızlığa, hukuksuzluğa, adaletsizliğe ve baskıcı yönetimetoplumun büyük çoğunluğunun itiraz ettiğini bir kez daha göstermiş, 23 Haziran seçim sonucu, bu anlamıyla düzenin bir başka partisi olan CHP’nin siyasal programına tercihin değil böylesi bir itirazın ve tepkinin sonucu olarak ortaya çıkmıştır.

AKP eliyle kurulan rejimin, 23 Haziran ile birlikte değişebileceğini düşünmek büyük hata olacaktır. Düzenin neredeyse bütün siyasi aktörlerinin seçim sonrası yaptığı açıklamalar, AKP eliyle kurulan rejime karşı mücadeleyi değil uyumu ve bu rejimin yerleşmesine ve ıslahatına işaret etmektedir. 23 Haziran seçimlerinde ortaya çıkan toplumsal tepki ile başta CHP olmak üzere düzenin bütün aktörlerinin niyet ve misyonları arasında büyük bir açı vardır. Bu açı ülkemizin cumhuriyetçi, ilerici ve emekçi halkı tarafından net olarak görülmelidir.

23 Haziran seçim sonucu ülkemizin içinde bulunduğu büyük sorunlara toptan çözüm anlamına asla gelmemektedir. Ekonomik krizin bedelinin emekçilere ödetilmeye çalışacağı önümüzdeki süreçte düzen partileri “aynı gemide olduklarını” fazlasıyla göstereceklerdir. İktidar ya da muhalefet olsun bugün düzenin bütün siyasi aktörlerinin elinde sermaye karşıtı bir program bulunmamaktadır. 23 Haziran seçimlerinden sonra ülkemizin ve emekçilerin karşı karşıya olduğu sorunların çözümü, 23 Haziran seçimlerine sığdırılamayacak kadar büyüktür.

Gerici AKP iktidarının yarattığı tahribatı ortadan kaldırmak düzenin uyumundan geçmemektedir. Ekrem İmamoğlu nezdinde ortaya çıkan sonuç emperyalizme bağımlılığı, ekonomik çöküşü, toplumsal gericiliği, emekçilerin yoksulluğunu ve sömürü düzenini ortadan kaldırmayacaktır. Ancak böylesi bir mücadelenin toplumsal zemininin varlığını ise bir kez daha teyit etmiştir.

23 Haziran’da başta emekçiler olmak üzere ülkemizin ilerici birikimi bir kez  daha AKP eliyle kurulan gerici sermaye düzenine teslim olmayacağını göstermiştir. Fakat bu direncin zaferi ancak ve ancak emekçilerin ve ülkemizin kurtuluşu için yeni bir Cumhuriyet mücadelesine taşınarak mümkündür. Emekçi halkımız örgütlü gücünü ve siyasal mücadelesini yükseltmeli, bağımsızlık, laiklik ve eşitlik mücadelesini güçlendirmelidir.

 

TÜRKİYE KOMÜNİST HAREKETİ 

24 Haziran 2019

To Top