Basın Açıklamaları

TKP tartışmalarına dair: Dostlarımız üzülmesin, düşmanlarımız sevinmesin!

Bugün TKP üzerinden yürütülen tartışmalar ve oluşturulan gündem, bugüne kadar TKP’nin geliştirdiği, temsil ettiği ve savunduğu siyasal, programatik ve ideolojik hattına yönelik açık ya da üstü kapalı bir saldırıya dönüştürülmüş bulunuyor.

Bununla birlikte, bugün gerici burjuva basınından liberal kalemşorlara kadar TKP üzerinden yapılan haber, yorum ve çarpıtmaların, aslolarak komünist dünya görüşüne bir saldırı niyetiyle yapıldığı tespit edilmelidir.

Bunlara izin vermeyeceğimiz bilinmelidir.

Dostlarımız üzülmesin;

Dostlarımız, bugün, burjuva basında çıkan haber ve yorumlara, sosyal medyada dönen çirkin ve yakışıksız yorumlara değil, geçmişten bugüne komünist hareketin tarihine ve bugünden sonra da komünistlerin yapacaklarına bakmalıdır. Bugün ortaya çıkan bu tablo er ya da geç sona erecek, doğrular ve yanlışlar tek tek ortaya çıkacaktır. Ancak bundan daha da önemlisi memleketi gericilere, liberallere, işbirlikçilere bırakmayacak bir birikimi yalnızca komünistlerin temsil ettiği asla unutulmamalıdır. Bilinmelidir ki, komünistlerin geriye çekilmesi en fazla gericilerin, liberallerin, işbirlikçilerin, emek düşmanlarının ve sahte solcuların isteyeceği bir şeydir. Dostlarımız içlerini ferah tutmalıdır; bu ülkenin komünistleri, TKP’nin siyasal, programatik ve ideolojik mirasını geleceğe taşıyanlar, meydanı bunlara bırakacak değildir.

Büyük zorluklarla bugüne getirdiğimiz mücadelenin bugün yaşamış olduğu bu “yakışıksız tabloyu” ortadan kaldıracak yeni bir dönem mutlaka açılacaktır. Kimsenin kuşkusu olmasın!

Düşmanlarımız sevinmesin;

Bu ülkenin komünistlerinin üç beş haber ve yorumla gayri-meşru ilan edilebileceğini kimse aklından geçirmesin. Bugüne kadar burjuva diktatörlüğünün ne menem bir şey olduğunu ve bu çürümüş gerici düzenin savunulacak bir noktası kalmadığını kendilerine bakarak görebilirler. Onlar eşitlik, özgürlük, adalet, sınıfsız ve sömürüsüz bir düzen diyen komünistlere düşmanlar, biz de onlara düşmanız! Komünistlere dil uzatan harami düzeninin temsilcilerine pabuç bırakmayız!

Komünistler, bu ülkenin emperyalizmin boyunduruğunda bulunduğunu ve sermaye sınıfının işbirlikçi bir sınıf olduğunu ifşa etmeye devam edecektir. Kimse, TKP tartışmaları üzerinden, emperyalizme karşı mücadeleyi başa yazmış komünistlerin defterini dürmeye niyetlenmesin!

Komünistler, gericiliğe ve karanlığa karşı bu ülkede aydınlığı savunmaya devam edecektir. Kimse, TKP tartışmaları üzerinden, yobazlığa karşı amasız-fakatsız laiklik diyen komünistlere zarar verebileceğini zannetmesin!

Komünistler, her yıl binlerce işçinin iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiği bu sınıf savaşında, sermaye diktatörlüğüne karşı işçilerin ve emekçilerin mücadelesini yükseltmeye devam edecektir. Kimse, TKP tartışmaları üzerinden, “sınıfa karşı sınıf” diyen komünistlerin tarihsel mücadelesini gerileterek işçi sınıfının kazanılmış haklarını gasp edebileceğini ve sermaye sınıfından medet umacak bir komünist siyaset çıkartabileceğini hayal etmesin!

Komünistler, hukuksuzluğa, adaletsizliğe, baskıya, katliamlara, sömürüye, eşitsizliğe, yoksulluğa karşı mücadele etmeye devam edecek. Gericiler, işbirlikçiler, emek düşmanları, liberaller, sahte solcular, yeminli TKP düşmanları, “TKP çizgisinin, mücadelesinin ve kazanımlarının” yok edilebileceğini düşünüyorlarsa büyük bir hüsran kendilerini bekliyor demektir. Çünkü 1920’den bugüne komünistler, yaşadığı bütün zorlukları ve krizleri aşarak bayrağı dik tutmayı bilmiştir. Bugün TKP’nin bayrağı ve değerleri ayaklar altına alınamayacak kadar yüksekte olan bir mücadele birikimine, köklere ve yeni kadrolara sahiptir.

Ama bunlardan daha çok, bazı sol kesimlerin, bugün ortaya çıkan tabloyu fırsatçılığa çevirerek, içlerinde kalmış TKP düşmanlığını açık eden, ancak ondan daha önemlisi ve aslen TKP tarafından temsil edilen komünistlerin siyasal hattına yönelik “eleştiri kisvesi altındaki” tutumlarını, bir kenara not ettik. TKP tartışmaları üzerinden biz komünistlerin temsil ettiği siyasal hatta yönelik yazılanlar, aslında komünistlerin “yola gelmesi” arzusundan başka bir şey değildir.

Onlar, liberalizmle işbirliği yapan bir komünist siyaset bekleyedursunlar. Komünistler liberalizm virüsüne karşı aşılıdır. Liberalizmi bir burjuva ideolojisi olarak soldan saymayan komünistlere yüklenmeleri bu yüzdendir.

Onlar, düzen solunun temsilcisi olan ve AKP eliyle kurulan bu rejimin restorasyonunu amaçlayan CHP’nin destekçisi olmamızı isteyedursunlar. Komünistler, düzen soluyla yan yana gelerek düzenin bir parçası haline gelmeyecek, her zaman düzenin karşısında olacaklardır. Yıllardır sol adına palazlanan düzen solunun kapitalist sistemin devamcısı olduğunu söyleyen komünistlere laf etmeleri bu yüzdendir.

Onlar, bugün gericilikle, emperyalizmle ve sermayeyle arasına mesafe koymayan Kürt siyasi hareketinin peşinden komünistlerin de gitmesi gerektiğini söyleyedursunlar. Komünistler, “Kürt sorunu ve Kürt emekçilerinin kurtuluş mücadelesinin gerekleri” ile “Kürt siyasi hareketi” arasındaki ayrımı görecek bir teorik bilince sahiptir. Kürt emekçilerinin kurtuluşunun ancak ve ancak sosyalizmde olduğunu ve emperyalizme karşı duruşla mümkün olacağını söylemeye devam edeceğiz.

Komünistlerin temsil ettiği “sosyalist devrim hattının” bile eleştiri konusu haline geldiği bu kesitte, sosyalizm mücadelesini düzen güçlerine yamayacak bir komünist siyaset arayışına kimse girmesin! Herkes kendine bakmalıdır! İsteyen AKP destekçiliğine, isteyen CHP destekçiliğine, isteyen Kürt siyasi hareketi destekçiliğine devam edebilir!

Bugün Türkiye Komünist Hareketi(TKH) olarak, mirasçısı ve devamı olduğumuz TKP’nin siyasal ve ideolojik hattına yönelik “eleştiri kisvesi altındaki” niyetlere meydanı boş bırakacak değiliz. Bugün TKP ismi üzerinden ortaya çıkan bu yakışıksız tablonun parçası olmadığımız herkes tarafından bilinmektedir. Ancak TKP ismi üzerinden yürütülen ve parti olarak bizim de tasvip etmediğimiz bu çirkin tablonun parçası olmamamız, bu hattın sahipsiz kaldığı anlamına gelmemektedir.

Bugün TKP içinde yapılan tartışmalar bir başka boyutuyla kimlerin neyi temsil ettiği tartışmasıdır. Bakılması gereken yer burasıdır. Bu politik durum görülmeden kimse TKP tartışması üzerinden yorum yapmamalı, bugün ortaya çıkan tablonun bir an önce son bulmasını istemek “adına” biz komünistlerin politik duruşunu sağından solundan çekiştirme hakkını kendinde bulmamalıdır.

Kimsenin de buna gücü yetmeyecektir!

TKP tartışmaları içindeki taraflardan kimin neyi temsil ettiğini TKP üyeleri ve dostları çok iyi bilmektedir.

TKH, bugün ortaya çıkan tabloyu tasvip etmemektedir ve bir parçası değildir, asla da olmayacaktır. Bununla birlikte, Partimiz, TKP içinde yaşanan tartışmalarda bir taraftır ve görüşleri ile tutumu sabittir.

Partimiz Türkiye Komünist Hareketi, TKP’nin tarihsel, politik, ideolojik ve programatik hattını ileriye taşımak noktasında kararlılıkla yoluna devam etmektedir. Dostlarımız içini ferah tutmalıdır!

 

TÜRKİYE KOMÜNİST HAREKETİ

MERKEZ KOMİTESİ

14 Haziran 2017

Yukarı