Basın Açıklamaları

Yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı kuru sözden ibarettir!

Bugün Cumhurbaşkanlığı yerleşkesinde gerçekleşecek olan Adli Yıl Açılış Töreni yargının, başkanlık rejiminde, doğrudan yürütmenin emrinde olduğunun somut göstergesidir.

Her yıl düzenlenen Adli Yıl Açılışı’nın başkanlık yerleşkesinde düzenlenmesi bir tesadüf ya da salon yoksunluğu ile asla açıklanamaz. Aynı şekilde bugün Cumhurbaşkanlığı makamı, devleti temsil eden bir makam olmaktan çıkmış, bir siyasi partinin ve yürütme organının başını temsil eder hale gelmiştir.

Hal böyle iken, Adli Yıl Açılışı’nın Cumhurbaşkanlığı yerleşkesinde düzenlenmesi, doğrudan yargı kurumunun siyasi bir tercihi olduğunu apaçık göstermektedir. Yargı siyasileşmiş, başkana bağlı bir kurum haline getirilmek istenmektedir. 2010 referandumunda anayasa değişikliği ile birlikte yargıda FETÖ ile başlatılan operasyonun sonucu budur. Yargı kurumu bugün neredeyse tarikatların gölgesinde AKP tarafından yönetilen bir bakanlığa dönüşmüştür. 2010 yılında “yetmez ama evet” diyerek bu operasyona destek verenlerin bugünkü tabloya bakarak bırakın muhalefet etmeyi sızlanmaya hakları bile bulunmamaktadır.

Başkanlık rejimiyle birlikte yasama önemsizleşmiş, Meclis’in bir tasdik kurumu dışında işlevi kalmamıştı.

Bugün Adli Yıl Açılışı’nın doğrudan başkanlık rejimini temsil eden bir yerleşkede yapılması, yargının da artık bağımsız ve tarafsız kimliğinin görüntüde kalan kısmını da süpürüp atmıştır. Başkanlık rejiminde yargı doğrudan siyasi iktidarın bir aracı haline dönüşmüştür.

Her yıl yinelenen yargının bağımsız ve tarafsız kimliği bu adımla birlikte artık kuru sözden ibarettir. Yargı reformu adıyla AKP tarafından gündeme getirilen önerilerin ise reformdan daha çok bir göz boyama olduğu bir kez daha görülmüştür. Kimse halkımızı kandırmaya yeltenmemelidir.

Adli Yıl Açılış Töreni’nin başkanlık yerleşkesinde gerçekleşmesinden herhangi bir sıkıntı duymayıp bu törene katılanlardan ise yargının tarafsız ve bağımsız olmasını beklemek saflıktır. Ortadaki gerçeğin başkanlık rejimine ve AKP iktidarına meşruiyet katmak dışında bir anlamı bulunmamaktadır.

Yargının ve hukukun siyasi iktidara ve tek adam yönetimine teslim edilmesine karşı verilecek mücadele aynı zamanda ülkemizin adalet ve özgürlük mücadelesidir.

Türkiye Komünist Hareketi

To Top