Basın Açıklamaları

Yeni Zelanda saldırısına dair açıklama: İpleri elinde tutan emperyalizmdir!

Yeni Zelanda’da bir camiye yapılan saldırısı sonrası 49 kişinin yaşamını yitirdiği katliamı lanetliyoruz.

Bugün Yeni Zelanda’da gördüğümüz ancak geçmişte de yine dünyanın birçok ülkesinde tanık olduğumuz benzeri katliamların sonu gelmiyor. Katliamlara zemin oluşturan ırkçılığın, sağcılığın ve faşizmin dünya ölçeğinde yükselişi münferit bir vaka olarak değil, bizzat emperyalist-kapitalist sistemin yaratmış olduğu bir sonuç olarak değerlendirilmelidir.

Bugün Yeni Zelanda’da yaşanan katliamın bir benzerini, Fransa’da Charlie Hebdo katliamından hatırlıyoruz. Bugün Yeni Zelanda’da Müslümanlara karşı yapılan saldırı, dün Fransa’da “İslam” adına gerçekleşirken, ortaya çıkan tablo tek yanlı bir bakış açısıyla ele alınamaz. Son 10 yıldır Ortadoğu’da yaşanan, Avrupa başkentlerinde görülen ve ülkemizde daha bir kaç yıl önce Reina, Suruç, Ankara Gar, Atatürk Havalimanı gibi katliamlar hatırlanacak olursa bugün dünyada yaşanan katliamların arkasındaki gerçek fotoğraf ortaya konmadan Yeni Zelanda saldırısını sadece “İslamifobi” üzerinden değerlendirmek yeterli olmayacaktır.

Bu katliamların zemininde dünya halkları arasında etnik, mezhepsel ve dinsel ayrımlar yaratan ve bu ayrımlar üzerinden siyasi emellerine ulaşmak isteyen emperyalizm gerçeği bulunmaktadır. Dünya emperyalist-kapitalist sistemi bir yandan dünya ölçeğinde büyük eşitsizlikler yaratırken diğer yandan emperyalist emelleri için işgal ve yıkım politikalarını devreye sokuyor. Bütün bu politikaların hem sonucu hem aracı olarak sağcılığın, ırkçılığın ve faşizmin hem zemini yaratılıyor hem de bu zeminden beslenen siyasi güçler kullanılarak emperyalist planlar hayata geçiriliyor.

Yeni Zelanda’da gerçekleşen bu katliam ırkçılığın, faşizmin ve fanatizmin sonucudur. Tıpkı Ortadoğu’da yaratılmak istenen mezhep savaşı gibi. Bilinmelidir ki emperyalizm bir yandan “İslamifobi” üzerinden ırkçılığı ve faşizmi beslerken aynı zamanda Ortadoğu, Afganistan, Pakistan başta olmak üzere bir dizi ülkede “siyasal İslamcılığı” kullanarak ikili bir işlev görmektedir. Suriye’de IŞİD’in bizzat emperyalizm tarafından kullanılması ve IŞİD üzerinden Ortadoğu’ya müdahale zemini yaratılması bir çelişki değil emperyalizmin gerçek fotoğrafıdır.

Gerek İslamifobi üzerinden batıda ortaya çıkan “İslam karşıtlığının” ve gerekse Ortadoğu’da siyasal İslamcılık üzerinden yürütülen cihatçılığın buluştuğu yer ırkçılık, faşizm, fanatizm ve sağcılıktır. İpleri ise elinde tutan emperyalizmden başkası değildir. Bugün Yeni Zelanda’da gerçekleşen katliamın ardından başka provokasyonların gündeme gelme olasılığı kimse için şaşırtıcı olmamalıdır.

Terörün, faşizmin, ırkçılığın, dinciliğin ve fanatizmin yükselişinin ana kaynağı emperyalizmdir. Dünya halklarının kardeşliği ve dünya barışı ancak ve ancak emperyalizme karşı mücadeleyle mümkündür.

 

TÜRKİYE KOMÜNİST HAREKETİ

17 Mart 2019

To Top