Basın Açıklamaları

YÖK’le açılan süreç, AKP ile devam ediyor! Üniversiteye yapılan saldırılara karşı mücadeleye!

Türkiye’de yükselen işçi sınıfı ve sosyalizm mücadelesinin önünün kesilmesi, toplumun sindirilmesi amacıyla gerçekleştirilen 12 Eylül 1980 faşist darbesi eliyle kurulan YÖK’le birlikte üniversitelerde yeni bir süreç açılmıştı.
1981 yılında kurulan YÖK, sol siyasetin üniversitelerden uzaklaştırılması, akademinin gittikçe içeriğinin boşalması, üniversitelerin gericiliğe ve piyasacılığa açılması için düzen tarafından kullanılan bir aparat işlevi gördü.
Öğrenim harçlarının yükselmesi, zamlar, eğitimin özelleşmesiyle birlikte üniversiteler bir sektör haline dönerken, emekçi çocuklarının okumasının önündeki set her geçen gün arttırıldı. Üniversiteleri, bilimsel bilginin üretildiği, tartışıldığı merkezler olmanın ötesinde “para getirecek bir sektör” olarak gören kapitalizm, YÖK’le birlikte bu gerici ve piyasacı dönüşüm sürecini hızlandırdı.
Üniversitelere dair en önemli dönüşümlerden biri olan YÖK’ün kuruluşunun üzerinden 38 yıl geçmiş olmasına rağmen ise, bugün üniversitelere bakıldığında gerici ve piyasacı saldırının daha da artarak ilerlediği görülmek zorundadır.
AKP iktidarıyla birlikte, üniversiteler sermayenin ve gericiliğin çıkarları doğrultusunda yeniden dizayn edilmiştir. Sermaye sınıfına ucuz emek gücü yetiştirmek için her ile üniversite açılmış, bu ise büyük bir ”başarı” hamlesi olarak topluma yutturulmaya çalışılmıştır.
Bilim ve aydınlanmadan yana olan akademisyenler KHK’lerle uzaklaştırılmış, yerlerine AKP ilçe teşkilatı gibi çalışan rektörler ve “öğretmenler” atanmıştır.
Üniversitelerdeki kulüp ve topluluklar kapatılmış, düşünmeyen, sorgulamayan ve araştırmayan bir nesil yetiştirmek için bu kulüplerin yerini kariyer ve girişimcilik kulüpleri almıştır.
Bütün bunlarla birlikte üniversitelerin alanları yağmalanmaya çalışılmaktadır. Üniversitelerin bölünmesi, Yıldız Teknik Üniversitesi’ne millet bahçesi yapılması, ODTÜ’ye KYK yurdu dayatması, AKP’nin YÖK’ü aratmayan politikalarına örnektir.
Bu süreç ise gençliğe geleceksizlik, her geçen gün artan işsizlik ve umutsuzluk olarak yansımaktadır. Milyonlarca öğrencinin üniversiteyi bıraktığı ya da dondurduğu, atanamayan öğretmenlerin intihar ettiği, gençliğin okumak için çalışırken iş kazalarında hayatını kaybettiği bu tablonun sorumlusu ise sermaye düzeni ve gerici, piyasacı politikalarıyla üniversitelere saldıran AKP iktidarıdır.
Bütün bu olumsuzluklara rağmen ise üniversitelerde aydınlanma mücadelesi bitirilememiştir. YÖK’ün politikalarına karşı 90’lı yıllarda üniversiteli gençlik nasıl mücadele verdiyse, bugün de yeni bir üniversite ve yeni bir ülkenin kavgası bütün kampüslerde, fakültelerde yükselmektedir!
TKH Gençliği, bütün üniversiteli gençliği üniversiteye karşı yapılan saldırıları göğüslemek için, bütünlüklü bir mücadeleye davet etmektedir. Ya gericilik, piyasacılık, geleceksizlik ve işsizlik büyüyecek ya da eşit, özgür, insanca bir yaşamın tek yolu olan Sosyalist Türkiye kurulacak!
TKH Gençliği
6 Kasım 2019
To Top