Basın Açıklamaları

Erdoğan’dan sipariş değil gerçek sorulara yanıt vermesini istiyoruz

19 Mayıs günü bir televizyon programına “19 Mayıs Atatürk’ü anma ve gençlik ve spor bayramı” nedeniyle Recep Tayyip Erdoğan’a “soru sorması” için bir grup genç davet edildi.

‘RTE Gençlerle buluşuyor” ve “Gençlerle büyük buluşma” adı altında yapılan program ile Recep Tayyip Erdoğan sözde gençler ile bir araya geldi ve ”soruları” kabul etti. Programı izleyen herkesin anlayacağı üzere daha önceden hazırlanmış olduğu açık olan sorular soruldu ve en ufak bir eleştiride bulunulmadan övgüler yağdırıldı.

Gençlik adına düzmece sorular soran bir kesimi oraya toplayarak, gençliğin temsil edildiğini varsaymak gülünçtür. Yapılan bu sözde ”gençlik” buluşmaları ile toplumsal meşruiyet arayışı kelimenin gerçek anlamıyla yapay kaçmaktadır.

Biz, bu ülkenin ilerici gençleri olarak buradan Recep Tayyip Erdoğan’a açıkça diyoruz ki;

Hazır kıta şeklinde AKP’li gençliği toplayarak gençliğin arkanızda durduğunu sanmayınız. Üniversitelerde, liselerde gerici ve piyasacı politikalarınız ile teslim alamadığınız gençlik boyun eğmeyecektir ve memleket için mücadelesini asla elden bırakmayacaktır. Sipariş sorulara değil gerçek sorulara yanıt vermeye çağırıyoruz. Ülkemizin ilerici gençliği adına aşağıdaki soruları Recep Tayyip Erdoğan’ın açıkça yanıtlamasını istiyoruz:

  • Eş Başkanı olduğun Büyük Ortadoğu Projesi ve emperyalizmin bölgemize ve ülkemize dair politikalarının nasıl sonuçlara yol açtığını gördük. Bölgemiz cihatçı çetelerce kan gölüne çevrilmiş durumda. ABD ve NATO güdümünde oturtmaya çalıştığınız süreç ülkemizi NATO’nun ileri karakolu haline getirdi ve emperyalizmin politikalarına kurban edildi. ‘Yeni Osmanlıcılık’ hayaliniz suya düştü. Suriye’de cihatçı terörün katliamlarından dolayı vicdanınız rahat mı?
  • Seni tanıdığımız ilk günden beri sıkı bir gerici ve cumhuriyet düşmanı olduğunu biliyorduk. Ülkemizdeki tüm ilerici birikimi tasfiye ederek, cumhuriyetin kazanımlarını bir bir yıkarak inşa etmeye çalıştığınız gerici rejim ile ülkemizi karanlığa sürüklüyorsunuz. ‘Dindar ve kindar nesil’ yetiştirmek için memleketin dört bir yanında açtığınız kurumların sonuçları ortada. Ensar Vakfı adındaki kurumun arkasında durdunuz. Bu vakıfta yaşanan taciz ve tecavüz olaylarından hiç mi rahatsız olmadınız? Tecavüze uğrayan çocukların sebebi olarak bu gerici politikaların bir sonucu olduğunu hiç düşündünüz mü?
  • Kurduğunuz rejim ile patronların düzenini nasıl ayakta tuttuğunuzu biliyoruz. Siz ülkemizi geliştirdiğinizi iddia ediyorsunuz ama ülkemizde hâlâ yoksullar çöpten yiyecek toplamakta, biraz daha iyileri ise ailesini geçindirebilmek, çocuğunu okutabilmek, yaşamlarını sürdürebilmek için insanlık dışı, sağlıksız ve güvencesiz işlerinizde çalışmak zorunda kalıyor. Köle gibi sömürülmeleri ve üç kuruş maaşa çalışmaları yetmezmiş gibi bir de yaşamak için işçiler ölümü göze almak zorunda kalıyor. Soma, Ermenek, Torunlar İnşaat’ta son dönemlerde yığınsal olarak yaşamını yitiren işçilerin acısı daha kapanmamışken her gün fabrikalardan, madenlerden, inşaatlardan ölüm haberleri geliyor. Ülkemizdeki emekçilerin gerçek durumu buyken ayakkabı kutularına doldurulan paralarla yapılan yolsuzlukları da hatırlatmak isteriz. Siz Türk Lirasından 6 sıfırı atmakla övünürken birileri evlerindeki paraları sıfırlıyordu. Saray’da yaşarken bu gerçekleri görmek için gazete okuyor ya da televizyon izliyor musunuz? Kendinizin sermaye sınıfının temsilcisi olduğunuzun farkında mısınız?
  •  Kurduğunuz baskı rejimi ve polis devleti ile yaşamını yitiren canlarımızın hesabı ortada duruyor. Cinayetler, katliamlar, zorbalıklar… Gezi Direniş’inde yaşamını yitiren 8 canımız, cihatçı çetelerin bombasıyla ölen Reyhanlı’da 52 canımız, Roboski’de 34 canımız, Kürt illerinde yaşanan yıkımlar, Suruç, Ankara ve daha niceleri. Ülkemizde sizin başında bulunduğunuz rejim bombalarla kuruluyor. Bu düzeni korumak ve sürdürmek için kırdığınız halkımızın öfkesi bir gün sizi vuracak. Bombalarla şekillendirmeye çalışırken, ülkemizde akan kandan dolayı bir sorumluluk hissediyor musunuz?
  • İkinci sınıf vatandaş yerine koyulan, eşit görülmeyen, eve kapatılan, köle haline getirmeye çalışılan kadınlarımızın durumu ortada. Bu yetmezmiş gibi her gün kadınlar katlediliyor. Taciz ve tecavüz meşrulaştırıldığı ülkemizde, Özgecan’lar, liseli Cansel Buse ve daha nicelerinin sizin iktidarınız döneminde ortaya çıkmasını nasıl değerlendiriyorsunuz. Kadın cinayetlerinde bu kadar artışın politikalarınızla bir ilgisi olduğunu düşünebiliyor musunuz?
  • Tüm bunlar ortadayken, kurmaya çalıştığınız rejimin krizlerini aşabilmek için, ‘istikrar’ adıyla ortaya attığınız “başkanlık anayasasının” ülkemize dar geleceğini düşünüyoruz. Başkan olmak bütün bunlara değer mi? Başkanlıkla ülkemizin krizlerden kurtulacağını mı düşünüyorsunuz?

Bütün bunların yanıtını sizlerden bekliyoruz.

Biliniz ki, bu ülkenin ilerici gençliği, “Başkanlık Diktatörlüktür!” demekten geri adım atmayacak. Bu halk kurmaya çalıştığınız tek adam- tek parti diktatörlüğünüzü kabul eder mi sanıyorsunuz?

Biz buradan bir kez daha ilan ediyoruz ki, bu kokuşmuş düzeninizi baştan aşağı değiştirip, eşitlikçi, özgürlükçü, emekçilerin laik ülkesini kuracağız.

Saray’da topladığınız sipariş gençlerinizle siyaset yapabilirsiniz ama bu ülkenin gençlerini asla ikna edemeyeceksiniz.

Türkiye Komünist Hareketi Gençliği

To Top