Basın Açıklamaları

Emperyalizme karşı mücadeleye! Yeni bir cumhuriyet için mücadeleye!

1922 yılında 26 Ağustos’ta başlayan Büyük Taarruz’un kesin bir zafere dönüştüğü 30 Ağustos 1922’de Dumlupınar’da kazanılan Büyük Zafer emperyalist planların yırtılıp atılmasının mümkün olduğunu göstermesi açısından örnek olmayı sürdürüyor.

Yıllardır saltanatının bekasından başka bir şey düşünmeyen İstanbul’daki sultanın kendilerini kaderlerine terk etmesine karşı emperyalizme ve onun desteklediği ordulara karşı bağımsızlık için ayağa kalkan Kuvayı Milliye’nin isimsiz kahramanları, tıpkı Anadolu’nun işgaline karşı canları pahasına mücadele eden Yunan komünistlerin kendi ülkelerinde yaktığı gibi, bir yurtseverlik ateşi yakmıştır.

Anadolu’nun bağımsızlık mücadelesinin önderliğini üstlenen Türkiye Büyük Millet Meclisi, yakılan bu ateşi sonuç olarak 30 Ağustos’ta nihai bir zafere ulaştırmıştır. İnsanlık tarihinin en değerli dönemlerinden birinin açıldığı Büyük Ekim Sosyalist Devrimi’ni takip eden yıllarda Türkiye’nin ileri atılımı olarak Cumhuriyet ile taçlanan 30 Ağustos, Anadolu’nun ve Türkiye emekçilerinin bağımsız bir ülke olarak varlığını tescillemiştir.

Bununla birlikte, ne yazık ki, Cumhuriyet tarihi 30 Ağustos’ta emperyalizme karşı kazanılan bu zafere karşın emperyalizme boyun eğmenin ve işbirlikçiliğin tarihi olarak gelişmiştir. Tüm ilerici kazanımlarına karşın Cumhuriyet Türkiye sermaye sınıfı tarafından kemirilip durmuştur. Sermaye sınıfı ve onun temsilcileri ülkemizi emperyalizme teslim etmiştir.

2002’den sonra ise AKP iktidarı altında, ülkenin siyasi ve ekonomik olarak emperyalizmin müdahalelerine açık hale getirildiği, 1923 Cumhuriyeti’nin tüm kazanımlarının bütünüyle ortadan kaldırıldığı, 30 Ağustos’un temel dayanağı Meclis’in fiilen yetkisizleştirilip başkanlık rejimine geçildiği, ortak olma hevesiyle arkası düşünülmeden üzerine atlanan emperyalist projelerin Ortadoğu’da ülkemizi bataklığa sürüklediği, ülkenin doğal kaynaklarının emperyalizm ve sermaye sınıfının yağmasına terk edildiği ve ülke ekonomisinin yıllarca özelleştirmeler ve inşaat ihaleleri ile yağmalaması sonucunda içine düşülen ekonomik krizin bütünüyle emekçilere yüklenmeye çalışıldığı bir tablo karşımızdadır.

Ülkemizde ABD emperyalizminin askeri üslerinin bulunması emperyalizme bağımlılığın prangasıdır.

Emperyalist şirketler doğrudan ve işbirlikçi sermaye sınıfıyla birlikte ülkemizin ekonomisini ele geçirmiştir.

NATO üyeliği ile ülkemizin bağımsızlığı ayaklar altındadır.

30 Ağustoslar geçmişin yad edilmesiyle yetinilecek bir gün olarak görülemez. Bugün önümüzde duran bu tablo karşısında emperyalizme ve sermaye düzenine karşı eşitlik, özgürlük, kardeşlik, adalet ve kalkınma için yeni bir cumhuriyet için mücadele edilmelidir.

Türkiye Komünist Hareketi, Türkiye’nin bağımsızlığı için canları pahasına mücadele edenleri saygıyla anarken tüm emekçileri eşit, özgür, kardeşçe, adil ve haktan yana bir düzen için sosyalizm ve yeni bir cumhuriyet hedefine birlikte yürümek üzere mücadeleye çağırmaktadır.

Kahrolsun emperyalizm, yaşasın bağımsız Türkiye!

Türkiye Komünist Hareketi

To Top