Basın Açıklamaları

AKP iktidarı gerici ve faşist uygulamalarına son vermelidir!

Türkiye Komünist Hareketi Basın Açıklaması

1 Kasım seçimlerinin öncesini de kapsayacak şekilde ülkemizin belli bölgelerinde düzenli olarak sadece ilgili illerin Valilik kararları aracılığı ile sokağa çıkma yasakları uygulanmaktadır. Yaklaşık beş aydır, Türkiye’nin yedi ilinde ve on yedi ilçesinde toplam elli iki kez sokağa çıkma yasağı ilan edilirken, neredeyse bir milyon üç yüz bin kişi bu yasaklardan etkilenmektedir. Yasakların ve çatışmaların nedeni olarak ilgili yerleşimlerde kazılan hendekler gösterilmektedir.

Dün itibariyle Diyarbakır’da yaşananlar ve önceki gün Şırnak Silopi ve Cizre ilçelerinde öğretmenlerin kenti terk etmesi için gönderilen mesajlar, AKP iktidarının Kürt emekçilerine neyi reva gördüğünün açık kanıtı olarak değerlendirilmelidir.

Ortadoğu’da emperyalizmin yönelimleri doğrultusunda pozisyon alan bu iktidar, bölgede fütursuzca attığı tüm adımların ülkemiz içerisinde yangına dönmesinden çekinmeyeceğini göstermektedir. Rus uçağını düşüren, Suriye’de cihatçı çeteler ile ekonomik-siyasi ve askeri işbirliğine devam eden, Musul’a asker göndererek, Katar’da askeri üs açarak bölgedeki her türlü savaşın bir numaralı aktörü olabileceğini gösteren bu iktidar açısından Türkiye’nin bir kaç kenti yanmış ne fark eder?

Sıkıştıkları her noktada NATO’dan ve her türlü emperyalist oluşumdan destek gören AKP iktidarının ülkemizi getirdiği yer bir kez daha görülmelidir. Suriye ve Irak’ta savaş kızıştıkça ülkemizdeki çatışmalı ortam daha da kızışmakta, Ortadoğu’ya NATO yerleşmeye başladıkça, ülkemiz sınırları içerisinde baskı da artmaktadır.

Böylesi çatışmalı ve düşmanlıkları körükleyen bir ortamda, karşı duruşun hendekler ve öz yönetim ile şekillenemeyeceği de açık olarak görülmelidir. Çünkü Türk ya da Kürt fark etmez, ülkemizdeki emekçiler sokağa çıkma yasakları ile hendekler arasına sıkıştıkları oranda AKP’ye ve emperyalizme karşı mücadele edemez hale geleceklerdir.

Ülkemiz köy boşaltmaları, faili meçhulleri, katliamları, sınır ötesi operasyonları, çekiç güçleri, özel harekâtları 1980’li ve 90’lı yıllar boyunca görmüştür. Artık bunları yaşamaya emekçilerin tahammülü bulunmamakta ve ülkemizin topyekün kurtuluşu ve bu tablonun değişmesi için Türk-Kürt bütün emekçilerin emperyalizme ve sermayeye karşı ortak mücadele vermesi gerekmektedir. Yoksa yaşanan tablo Kürt ve Türk emekçilerinin kardeşliğine büyük bir darbe vuracaktır. Kazanan ise gericilik, emperyalizm, her türden milliyetçilik ve kardeş kavgası olacaktır.

– Türkiye’nin bütün sınır ötesi askeri operasyonel hamleleri geri çekilmelidir.

– AKP iktidarı, Suriye ve Irak’ta fiili durum yaratarak siyaset yapmaktan vazgeçmelidir. Bölgede oluşan gerilimlere emperyalizmin koçbaşı olarak müdahale edildikçe, ülkemizdeki ortamın gerildiği bilinmelidir.

– Emperyalizm ve NATO ile her türlü askeri ve siyasi işbirliği sonlandırılmalı, ülkemizdeki NATO ve Amerikan üsleri kapatılmalıdır.

– Baskı ve sokağa çıkma yasakları ile Kürt sorununda çözüm sağlanması mümkün değildir. Dolayısıyla, kafasına estiği zaman sokağa çıkma yasağı ilan edilerek ve özel harekat operasyonlarıyla sorunun çözülemeyeceği bilinmelidir. Bununla birlikte kazılan hendekler ve özyönetim hamlesinin, Kürt emekçilerinin kurtuluşunu ve özgürlüğünü temsil etmekten ziyade AKP iktidarının gayrı-meşruluğunu örtmeye neden olduğu da görülmelidir.

AKP iktidarının ülkemizde gerçekleştirdiği gerici dönüşümün aynı zamanda baskıcı bir yönetim olacağı bugün bir kez daha görülmüştür. Dün Diyarbakır’da yaşanan ölümler, Cizre ve Silopi’de halkın evlerini terk ederek göçe başlaması bu gerçeği açık olarak bir kez daha göstermiştir.

Bugün AKP iktidarına karşı verilecek mücadele aynı zamanda gericiliğe, emperyalizme ve sermayeye karşı mücadele etmek olacağı herkes tarafından bir kez daha görülmelidir. Dolayısıyla Kürt sorununda gerçek çözüm emekçilerin laik, bağımsız ve sosyalist cumhuriyetini inşa etmeye çalışmaktan geçmektedir.

Bunun içinse yapılacak çok şey bulunmaktadır.

 

Türkiye Komünist Hareketi

Merkez Komitesi

To Top