Basın Açıklamaları

Boyun Eğme! Örgütlen!

7 Haziran seçimlerinin yok hükmünde sayılarak tekrar edilmesinin amacı, AKP’nin tek başına iktidar olup olamayacağının görülmesiydi.  Bunun için 1 Kasım seçimleri öncesi ülkenin siyasal ve toplumsal atmosferi bu doğrultuda müdahalelerle şekillenmiştir. Bu açıdan, 1 Kasım seçim sonucu, en başta AKP iktidarının manipülasyon ve provokasyonlarının etkide bulunduğu bir sonuç olarak karşımıza çıkmıştır.

Bugün gerici, emek düşmanı ve işbirlikçi bir iktidarın daha önce “içine sindiremediği” bir seçim sonucunu yok sayarak yinelediği bir seçimi açık farkla kazanmış olması tam da yukarıda işaret ettiğimiz müdahalelerle ilgilidir.

Bu açıdan, 1 Kasım seçimi de üzerinde gölgeler olan bir seçim olarak tarihe geçecektir.

13 yıllık AKP iktidarının yaşama geçirmeye çalıştığı “İkinci Cumhuriyet rejimi”, yaşadığı sıkışmayı aşacak önemli bir kavşağı bu seçimle dönmüştür. İkinci Cumhuriyet rejiminin yerleşme ve mutabakat sorunu şimdi AKP ile birlikte yeni bir aşamaya geçmiştir.

Seçim sonuçlarıyla birlikte, İkinci Cumhuriyet rejiminin yaşadığı sıkışmayı ve yerleşme sorununu aşacak yeni hamleler gündeme gelecektir. Ülkemiz AKP’nin gerici, emek düşmanı ve işbirlikçi politikalarının devam edeceği uygulamalarla ve 13 yıllık AKP iktidarıyla gündeme gelen İkinci Cumhuriyet’in yeniden yapılanmasına kapı aralayacak bir döneme girecektir. Bu dönemin önemli başlıkları dış politika, Kürt sorunu, yeni anayasa ve başkanlık tartışması olacaktır.

1 Kasım seçiminin başka bir sonucu ise düzen muhalefetinin yenilmiş olmasıdır. 1 Kasım’ın anlamı ile üzerindeki gölgeleri yok saymak ve bu seçimleri sorgulamak yerine anlam yüklemeye çalışmak, AKP’ye meşruiyet katmak gibi bir sonuç doğurmuştur. AKP’nin geriletilmesi amacıyla seçimlere yaklaşım ve katılım politikası, bu politikanın sahiplerine büyük bir vebal yüklemiştir. CHP ve HDP’nin, seçimlerin meşrulaştırmasına yol açmaları ve bu durumu kabul etmeleri, karşı devrim sürecine direniş göstermeyeceklerinin kanıtı olmuştur.

Bir kez daha, özgün bir kesitte gündeme gelen 1 Kasım seçim sonuçları göstermiştir ki, İkinci Cumhuriyet rejiminin yıkılmasında bütün umutları seçime bağlayan reformist görüşler yenilmiştir. Seçimler, düzenin yıkılmasında ya da AKP’nin geriletilmesinde merkeze konacak bir başlık değil, tersine, ancak ve ancak bir mücadelenin sonucu olarak gündeme gelecek bir politika olabilir. Haziran Direnişi’ni seçime mahkûm edenler, sokağı sandığa kurban edenler ve AKP’nin gidişini seçimlere bırakanlar bir kez daha yanılmıştır.

Şimdi önümüzdeki günlerde temel görev ülkemizdeki gerici, işbirlikçi sömürü düzenine karşı emekçilerin cephesini ve örgütlü mücadelesini büyütmektir. Ülkemiz tarihinde bir kez daha AKP iktidarı halk ve emek düşmanı politikalarını devreye sokacak, baskı ve zulüm aracılığı ile her türlü işbirlikçi ve sömürücü yönelimin üzerini örtmeye çalışacaktır. Seçim sonrasında ağızlarından düşürmedikleri “millet iradesi” denen şey de bunlara hizmet etmek için dile getirilmektedir.

Bu tabloyu değiştirecek tek şey emekçi halkın örgütlü mücadelesidir. Haziran Direnişi’nde hep bir ağızdan söylediğimiz sözü bir kez daha tekrar etme zamanıdır: Boyun Eğme!

Türkiye Komünist Hareketi

Merkez Komite

To Top