Basın Açıklamaları

GELECEK İÇİN MÜCADELE DEKLARASYONU

Sermaye düzeninin temsilcisi ve emperyalizmin taşeronu olarak AKP’nin 20 yıllık iktidar süreci ülkemizi büyük bir karanlığın içerisine sokmuştur. Emekçilerin hakları bir bir gasp edilmiş, kadınlar gericiliğin ve sömürünün pençesine itilerek baskılanmış, kadın cinayetleri, taciz ve tecavüz artmış, gençler işsizlik ve geleceksizlik sarmalına mahkûm edilmiş, gerici tarikatlar gençliği teslim almak için görevlendirilmiş, gençler umutsuzluğa ve ülkeyi terk etmeye sürüklenmiştir.

Yaşadığımız bu süreç, AKP iktidarının adımlarıyla derinleşse de, temellerini sermaye düzeni ve emperyalizmle işbirliği oluşturmaktadır.

Bu açıdan, gençliğin yaşadığı sorunlar bütünün bir parçası olarak ele alınmalı ve ülkemizde yaşanan işbirlikçi, gerici ve piyasacı dönüşümün eseri olarak değerlendirilmelidir.

Dolayısıyla, gerçek bir çözüm ve kurtuluş yalnızca, sermaye, emperyalizm ve gericilikle hesaplaşmakla hayata geçecektir. TKH Gençliği olarak, ülkemizin kurtuluşu ve gençliğin iyi bir geleceğe erişmesi açısından aşağıdaki maddeler etrafında büyük bir mücadelenin başlatılması gerektiğini ilan ediyoruz.

1. Dünya’da ve ülkemizde, kapitalizmin halklara gelecek sunamayışı, onun yapısına içkindir. Kapitalizm, zenginleşen bir sınıf oluşturduğu gibi, aynı zamanda yoksullaşan milyonlar yaratmaktadır. Bu zenginliğin nedeni, emeğin sömürülmesidir. Sermaye düzeni, geleceksizliğin, hukuksuzluğun, umutsuzluğun, işsizliğin, ırkçılığın ve gericiliğin temelidir. Gelecek, sermayenin tahakkümüne karşı çıkılarak, eşitliğin merkeze konduğu yeni düzende vücut bulabilir. Eşitlik olmadan, gelecek olmayacaktır. Gençlik, sermaye düzeninin sömürü politikalarına, ideolojik salgısına ve yarattığı kaos ortamına karşı sosyalist Türkiye mücadelesini yükseltmeli, yalnızlaşmaya, umutsuzluğa, çaresizliğe karşı örgütlü bir mücadele ile yanıt vermelidir.

2. Laikliğin ortadan kalktığı bir zeminde, dinci gerici düşüncenin kendine alan bulması ve toplumu şekillendirmesi kaçınılmazdır. Bugün ülkemizde tarikat ve cemaatlerin iktidarı bulunmaktadır. Toplumun rızaya alıştırılması, gençliğin biat kültürüne ve düzene ikna edilmesinin aracı olan bu örgütlenmeler aynı zamanda gençliğin hayatını alan merkezler haline gelmiştir. Gençliği edilgenleştirmenin ve bu düzenin bekasını sağlamanın aracı olan gerici tarikat ve cemaat örgütlenmeleri kabul edilemez. Gençlik, her türden gerici düşünceye karşı laikliği savunur ve gençliğin tarikatlar eline itilmesine karşı siyasal mücadele yürütür. Tarikat ve cemaat yurtlarının kapatılması, bu örgütlenmelerin son bulması için mücadele eder.

3. Ülkemizde yaşanan dönüşümde emperyalizmin payı göz ardı edilemez. Kendi karlarını artırmak, dünyanın yer altı ve yer üstü zenginliklerine el koymak ve dünya halklarını borç batağına sürüklemek için dünyayı esaret altına alan emperyalizme karşı tam bağımsızlık savunulmadan gelecek kurulamaz. Ülkemizin emperyalist tekeller tarafından yağmalanmasına, emperyalizmin kar hırsı için Türkiye’nin savaşlara sokulmasına, Türkiye’deki sermaye düzeninin bekası için kontrgerilla örgütlenmesinin yürütülmesine, borçlandırma ve ambargo hamleleriyle emekçi sınıfların yoksullaşmasına karşı anti-emperyalizm mücadelesi zorunluluktur. Gençlik, eşit ve özgür bir gelecek için, Türkiye’nin emperyalizmin askeri örgütü olan NATO’dan çıkması ve emperyalizmle ilişkilerin sonlandırılması için mücadeleyi yükseltir. Emperyalizmin Ortadoğu’da ve Balkanlar’da yürüttüğü yayılmacı politikalara karşı durmak Türkiye gençliğinin görevidir. NATO’nun yayılma siyasetine karşı gençlik “NATO defol!” sesini yükseltir.

4. Gençliğin okumak için çalışmak zorunda olduğu tablo, çalışırken okumak için vakit ayarlamaya çalışıldığı bir tabloya dönüşmüş, gençlik eğitimden uzaklaşmış ve denetimin olmadığı, sömürünün yüksek olduğu, mobbing ve baskı altında ucuz işgücü olarak çalışma hayatına atılmak zorunda kalmıştır. Bu durum, sermaye sınıfını memnun etmekte, milyonlarca genç ise okulunu dondurup çalışma hayatına atılmaktadır. Eğitim en temel insani hak olarak, bugün Türkiye’de ulaşılamaz duruma gelmiştir. Gençlik, eğitimin bir sektör haline dönmesine karşı, parasız, eşit ve ulaşılabilir eğitim mücadelesini yükseltir. Barınmadan, ulaşıma, beslenmeden, eğitim materyallerine kadar, eğitimin tüm süreciyle devlet tarafından ücretsiz olarak karşılanmasını savunur ve kamucu bir eğitim politikasının gerçekleşmesi için lise ve üniversitelerde örgütlenmesini yükseltir. Eğitimin özelleşmesine karşı, özel okul ve yurtların devletleştirilmesini ve üniversitelerin şirketlerden temizlenmesini savunur.

5. Gençliği borç batağına iten KYK sistemi değiştirilmelidir. Bu zamana kadarki tüm KYK borçları silinmeli, eğitim masrafları devlet tarafından karşılanmalı ve gençlik kredi sistemine mahkûm edilmemelidir. Gençlik, KYK borçlarının silinmesi için mücadele etmelidir.

6. Liseli gençliği imam-hatip ya meslek lisesi tercihine zorlayan eğitim sistemi değişmelidir. Parası olanların özel okullara gittiği, emekçi halkın çocuklarının ise ya imam- hatip ya da meslek liselerine gitmek zorunda kaldığı bu tablo AKP’nin ve sermaye düzeninin tercihidir. Mantar gibi çoğalan imam-hatip liselerine karşı liseli gençliğin talebi bilimsel eğitim alabildiği ve gelişimini bütün özellikleriyle sağlayabileceği sosyal ve fen bilimlerini öğrenebileceği bir eğitim sistemidir. Meslek liseleri ise büyük bir sömürü tezgahına dönüşmüştür. Gençlik staj adı altında sömürüye karşı çıkar. Teknik bilginin geliştirilmesi ile staj bugün farklı şeylerdir. Ders adı altında iş yaptırılması kabul edilemez. Meslek lisesinde okuyan öğrencilerin üniversite sınavına hazırlanması için müfredat yeniden şekillendirilmeli ve stajda sömürü son bulmalıdır.

7. Üniversiteler toplum adına bilim üreten merkezlerdir. AKP’nin üniversitelere yönelik saldırısıyla birlikte bu içerik ortadan kalkmış, üniversiteler sermayenin ihtiyacına göre dizayn edilmiştir. Gençlik, bilimsel olmayan düşüncelerin üniversite kürsülerinde kendine yer bulmasına karşı mücadeleyi yükseltir. Tepeden inme rektör atamalarına, üniversitelerin ticarethaneye dönmesine karşı bilimsel ve toplumun çıkarına hizmet eden bir üniversiteyi savunur.

8. Ülkemizde her geçen gün artan işsizlik bugün gençliğin büyük bir sorunudur. Gençliğe iş sağlayamayan, “her üniversite mezunu iş bulmak zorunda değil” diyen bu düzene ve temsilcilerine karşı gençlik, iş talebini yükseltir, herkesin iş sahibi olacağı ve sömürünün olmayacağı bir düzenin Türkiye’de kurulması için mücadele yürütür.

9. Türkiye, önemli bir seçim sürecinin içerisinde bulunmaktadır. AKP-MHP iktidarının bu düzeni devam ettirme arayışının karşısında Millet İttifakı ise bu düzenin restorasyonunu savunmaktadır. İşsizlik, geleceksizlik, yoksulluk, bağımsızlık, kadınların kurtuluşu ve gerici örgütlenmeler noktasında gerçek bir çözüm sunamayan bu ittifak, AKP’ye karşı oluşan tepkinin kapsanması ve düzen içinde tutulmasının aracı haline gelmiştir. Sorun tek başına başkanlık rejimine ya da AKP iktidarına sıkıştırılamaz. Sorun, tüm bunların üzerinde yükseldiği ve düzen partileri tarafından temsil edildiği sömürü düzenidir. Bugün gençliğe methiyeler düzen ve seçimlerde bir oy deposu olarak yaklaşanlara karşı gençliğin yanıtı net olacaktır. Sermaye ile emperyalizm ile gericilik ile hesaplaşması olmayanların sorunların çözümü noktasında bir katkısı da bulunmamaktadır. Gençlik, sahte umutlara değil, gerçekçi bir çözüme ihtiyaç duymaktadır. Bu açıdan, önümüzdeki seçim sürecinde üniversiteli ve liseli gençlik, düzen karşıtı bir alternatifi her alanda güçlendirecek ve örgütleyecektir. Bu seçenek, sosyalizmdir. Gençlik, seçimlerde sosyalizmin safında olacak ve tüm düzene sırtını dönecektir.

Türkiye Komünist Hareketi Gençliği, tüm üniversiteli ve liseli gençliği ülkenin kurtuluşu için ayağa kalkmaya ve devrim mücadelesine katılmaya çağırır. Umutsuzluğa, karamsarlığa, sahte umutlara yer yok, vakit ülkenin aydınlığa çıkması için mücadeleyi yükseltme vaktidir!

To Top