Genel

Seçimlere ve sosyalist ittifak gündemine ilişkin deklarasyon: Değiştirirse bu düzeni sol değiştirir!

Ülkenin geleceği ve emekçi halkın talepleri için sol seçenek!

Ülkemiz önemli bir siyasal kesitten, 20 yıllık bir karşı-devrim sürecinin emekçi sınıflar gözünde sorgulandığı bir dönemden geçmektedir. Önümüzdeki süreç, seçimler de dahil olmak üzere, karanlığa, baskıya, gericiliğe ve istibdat rejimine karşı toplumsal mücadelelerinin yükselişe geçeceği bir döneme karşılık gelecektir.

20 yıllık AKP iktidarı, gerici-faşist bir iktidar olarak emekçileri yoksulluğa, gençleri geleceksizliğe, aydınları baskıya, kadınları şiddete ve ülkemizi ise gericiliğe mahkûm etmiştir. Bu dönem boyunca, Cumhuriyet’in bütün kazanımları ortadan kaldırılmış, laiklik tasfiye edilmiş, Meclis tasdik kurumuna indirgenmiş, anayasa rafa kaldırılmış, yargı siyasetin sopası yapılmıştır. AKP tüm bunlarla birlikte devleti tarikatlara teslim etmiş, ülkeyi emperyalizme daha bağımlı kılmış, ülkenin bütün değerlerini sermayenin yağmasına ve rantına açmış, sermayenin çıplak diktatörlüğü anlamına gelen başkanlık adıyla istibdat rejimini kurmuş bulunmaktadır.

20 yıllık AKP iktidarının yarattığı tahribat, ancak ve ancak kökten ve toptan bir karşı duruşla, mücadeleyle ve programla ortadan kaldırılabilir. Ülkemizin bugün yaşadığı karanlık, adaletsizlik, eşitsizlik, baskı, hukuksuzluk, yoksulluk, geleceksizlik ve yıkım ancak ve ancak emekçilerin taleplerini merkeze koyan sol bir siyasal bir programla aşılabilir.

Türkiye Komünist Hareketi, önümüzdeki seçimlerde aşağıdaki ilkeler etrafında bir seçim siyasetini kendisine belirlerken aynı zamanda bu sürecin yeni bir mücadele döneminin zemini olacağı bilinciyle devrimci bir ittifak için üzerine düşen görev ve sorumluluğu yerine getirecektir. Türkiye Komünist Hareketi, önümüzdeki seçimlerde sosyalizmin sesi ve emekçi halkın çıkarlarının temsilcisi olarak seçim pusulasında orak-çekiç amblemiyle yerini alacaktır!

1.     İşçi sınıfının talepleri, çıkarları ve siyaseti seçimlerde temsil edilmelidir. Bugün emekçi halkın karşısına çıkarılan siyaset, düzen siyasetinin kanatlarının sahte söylem ve vaatlerinden başka bir şey değildir. Bugün Millet İttifakı ve Cumhur İttifakı olarak iki kanatla temsil edilen düzen siyaseti, özünde sermaye sınıfının çıkarlarını savunmakta, düzenin revizyonu ile restorasyonu hedeflemekte, emeği değil sermayeyi temsil etmektedir. Seçimlerde, işçi sınıfının ve emekçi halkın temsiliyeti ancak ve ancak sol bir siyasal seçenekle mümkündür. Türkiye Komünist Hareketi, seçimlerde işçi sınıfının siyasal sesi ve temsilcisi sol bir seçeneğin ortaya konmasını gerekli ve zorunlu görmektedir.

2.     Ülkenin toplumsal, ekonomik ve siyasal ağır sorunlarının çözümü 20 yıllık AKP iktidarının yaratmış olduğu tahribata karşı toptan ve kökten bir karşı duruşla mümkündür. İyileştirilmiş cumhurbaşkanlığı sistemi ya da güçlendirilmiş parlamenter sistem, toplumsal, siyasal ve ekonomik sorunları çözecek sihirli değnek olarak görülmemelidir. Bu iki başlığa sıkıştırılacak seçimler emekçi halkın sorun ve taleplerini çözmeyecektir. Komünistler başkanlık rejimine karşıdırlar. Ancak bununla birlikte, seçimlerin tek başına bu alana sıkıştırılmasının büyük bir aldatmaca olduğunu bilerek asıl olarak ülkenin temel ekonomik, toplumsal ve siyasal sorunlarına karşı sol bir programı ortaya koyacaklardır.

3.     Böylesi bir program, AKP iktidarının gerici, emek düşmanı ve işbirlikçi tek adam rejiminin ve 20 yıllık karşı-devrimci dönüşümünün karşısına çıkılarak yazılabilir. Bugün ülkenin temel ekonomik, siyasi ve toplumsal sorunlarının çözümü laiklikten, kamuculuktan ve anti-emperyalizmden yana bir programın yaşama geçirilmesiyle mümkündür. Laiklik demeden, kamuculuk demeden, emperyalizme karşı çıkmadan bu 20 yıllık karşı-devrim sürecinin sonuçlarından kurtulmak mümkün değildir. Türkiye Komünist Hareketi, istibdat rejiminden, tarikatların esaretinden, sermayenin yağmasından ve emperyalizmin sultasından kurtuluş için laik, kamucu ve anti-emperyalist bir program ve ilkeler üzerinden bir seçim çalışmasını başlatacak, bu doğrultuda devrimci güçlerle yan yana gelecektir.

4.     Bugün Cumhur İttifakı’nın karşısına çıkarılan Millet İttifakı özünde sağ bir cephe olarak AKP eliyle kurulan rejiminin iyileştirilmesini ve düzeltilmesini merkeze koyan bir düzen siyasetini taşımaktadır. Laiklikten utanan, emperyalizmi destekleyen, sermayenin çıkarlarını savunan ve 20 yıllık AKP iktidarının paydaşlarıyla oluşan Millet İttifakı ile komünistlerin herhangi bir ortaklığı mümkün değildir. Komünistler, Millet İttifakı’nın herhangi bir şekilde destekçisi olmayacak, emekçi sınıfların düzenin sahte alternatifine mahkûm kalmaması için seçimlerde solun temsiliyetini mutlaka sağlayacaktır. Türkiye Komünist Hareketi, başta CHP olmak üzere düzen güçlerini ve burjuva partilerinden her hangi birini desteklemeyecek, onlar adına oy istemeyecektir.

5.     Emekçi sınıfların talepleri, laikliği, kamuculuğu ve anti-emperyalizmi başa yazan devrimci bir programla karşılanabilir. Bu ilkelerin merkezinde durmadığı herhangi bir seçim ittifakının ve ortaklığının sol ve devrimci bir siyasal çizgiyi temsil ettiğini düşünmüyoruz. Emperyalizmle, sermayeyle ve gericilikle arasına mesafe koymayan ya da doğrudan emperyalizme, sermayeye ve gericiliğe karşı bir mücadele hattı içermeyen seçim ittifakları içinde yer almayacağız. Bu açıdan Türkiye Komünist Hareketi, HDP’nin çağrısıyla 3. İttifak adıyla bilinen seçim ittifakının içinde yer almayacak, sol bir programın emek, laiklik ve kamuculuk ilkeler etrafında yazıldığı devrimci bir ittifak arayışı içinde olacaktır. Bugün ülkemizin ihtiyaç duyduğu 3. İttifak değil, sol bir program ve devrimci bir ittifaktır.

6.     Önümüzdeki seçimler, ülkenin geleceği ve emekçi sınıflar açısından önemli bir siyasal kesit olarak görülmelidir. Seçimlerin daha da önem kazandığı bir dönemde, solun kendisini, ilkelerini, siyaset ve programının geriye çekmesi beklenemez. Tersinden, solun ilke, siyaset ve programıyla daha önemli hale getirilmesi ve kendisini önemsizleştireceği bütün yaklaşımlardan uzak durulması gerekmektedir. Türkiye Komünist Hareketi, sözde değil özde bir devrimci siyasetin ve sol programın bugün ülkenin içinden geçtiği kesitte büyük bir öneme sahip olduğu bilinciyle davranacaktır.

7.     Emekçi sınıfların, cumhuriyetçi toplumsal kesimlerin, ilerici yurttaşların, gençlerin, kadınların ve aydınların özlem ve talepleri için sol bir seçenek ülkenin sağa yatmış siyaset düzleminde büyük bir eksiklik ve aynı zamanda büyük bir ihtiyaçtır. Bugün en acil görev, sol, devrimci, sosyalist ve komünist güçlerin bir kuvvet olarak şekillenmesi ve yeni bir ağırlık merkezi olarak ortaya çıkmasıdır. Türkiye Komünist Hareketi, sosyalist bir bağımsız siyasal odağın oluşturulmasını gerekli görmektedir. Bu doğrultuda seçimleri de gözeten ve kapsayan yeni bir mücadele cephesinin kurulması büyük önem taşımaktadır. Böylesi bir ittifak kendisini tek başına seçimlere sıkıştırmadan ama seçimleri de kapsayan ve önümüzdeki seçimlerde ortak bir program etrafında sol seçenek haline gelerek kurulacaktır. Türkiye Komünist Hareketi, önümüzdeki seçimlerde devrimci bir ittifakın kurulması için üzerine düşen görev ve sorumluluğu yerine getirecektir.

8.     Bu çerçevede bütün devrimci ve sosyalist güçleri, aydınları ve ülkenin ilerici güçlerini sol bir seçeneğin ortaya çıkması ve devrimci bir ittifak için güçleri birleştirmeye çağırıyoruz. Türkiye sosyalist hareketinin yeni bir çıkışının yolunu döşemek ve ülkede solun bir alternatif haline gelmesinin zeminini ve olanağını yaratmak için devrimci bir ittifak çatısı altında buluşmak büyük önem taşımaktadır. Türkiye Komünist Hareketi olarak böylesi bir güçbirliğinin oluşması için başta seçim yeterliliğine sahip olan EMEP, Sol Parti ve TKP olmak üzere bütün devrimci ve sosyalist parti ve güçlerle işbirliğine açık olduğumuzu ilan ediyoruz. Bu tarihsel sorumluluk için bütün güçleri omuz omuza mücadeleye çağırıyoruz.

9.     Önümüzdeki seçimlerde solun en önemli görevi yeni bir düzen, yeni bir gelecek ve yeni bir Cumhuriyet programını emekçi sınıflara ulaştırmak olacaktır. Programın geriye çekildiği, seçim ve milletvekili hesaplarının başa yazıldığı bir seçim siyaseti değil, sol  programın ortaya konulduğu bir mücadele hattından ve ittifak siyasetinden yanayız. Emekçi halkın karşısına gerçek bir sol program konulması ve bu programın etkin bir siyasi mücadeleye büründürülmesi için büyük bir sinerji ortaya çıkarılmak durumundadır. Türkiye Komünist Hareketi, programı ve mücadele hattını merkeze koymayan ve milletvekili pazarlığı üzerinden yürütülen bir seçim siyasetinin parçası olmayacaktır.

10.  Bu açıdan cumhurbaşkanlığı seçimleri ve Parlamento seçimlerinde izlenecek siyasetten önce sosyalist bağımsız odağın oluşması gereklidir. Cumhurbaşkanlığı ve Parlamento seçimlerinde, solun ortak tutum alması ve ortak bir tavır göstermesi Partimizin önceliği olacaktır. Türkiye Komünist Hareketi, bu açıdan önce ittifakın  kurulmasını, ittifakın programının oluşturulmasını ve bunun etrafında bir siyasal mücadelenin yürütülmesini başa yazarken, sosyalist solun devrimci bir seçim siyaseti izleyeceğine dair tereddütü de bulunmamaktadır. Bugünkü istibdat rejiminin ve AKP’nin tek adam yönetiminin sürmesine yol verecek, destek olacak, alan açacak siyasal duruş içinde olmayacağımız gibi herhangi bir burjuva aday ya da partiye de kefil olmayacağımız herkes tarafından bilinmelidir.

11.  Türkiye Komünist Hareketi, laiklik, kamuculuk ve anti-emperyalizm ilkelerinin merkezinde durduğu bir program etrafında seçim sürecinde emekçi sınıfların taleplerinin, işçi sınıfının siyasetinin ve sosyalizmin temsilcisi olarak bütün seçim çevrelerinde seçimlere katılacak, sosyalizmin tarihsel simgesi olan orak-çekici sadece seçim pusulasında değil ülkenin bütün alanlarında yükseltecektir. Türkiye Komünist Hareketi, emek, laiklik, bağımsızlık ve sosyalizm şiarıyla, önümüzdeki seçimlerde yeni bir Cumhuriyet programıyla “Yağma yok sosyalizm var” diyecektir!

12.  Bütün dostlarımızı, emekçileri, cumhuriyetçileri, ilericileri, yurtseverleri, bu ülkenin aydınlarını komünistlere güç vermeye, laiklik, emek, bağımsızlık ve sosyalizm mücadelemize omuz vermeye çağırıyoruz.

Türkiye Komünist Hareketi

22 Mart 2022

To Top