Basın Açıklamaları

YÖK, AKP DÖNEMİNDE DE MİSYONUNA DEVAM EDİYOR! YENİ BİR ÜLKE YENİ BİR ÜNİVERSİTE İÇİN MÜCADELEYE!

12 Eylül 1980’de gerçekleştirilen Amerikancı-faşist darbeyle beraber Türkiye’de yeni bir süreç açılmış; bu süreç memlekette yükselen işçi sınıfı mücadelesini sindirme ve Türkiye’de gerici ve piyasacı dönüşümün önünü açma hedefiyle yürütülmüştür.

İşçi sınıfı mücadelesine ağır darbeler indirilmiş, korku ve baskı iklimi yaratılarak aynı zamanda toplum sindirilmeye çalışılmış; siyaset, hak aramak “yasaklı” ilan edilmiştir.

Dünyada emperyalist-kapitalist sistemin ihtiyaçları ve hedefleriyle uyumlu olarak ülkemizde de neo-liberalizm alan kazanmış; özelleştirme dalgaları, piyasacılık, gericilik ve işbirlikçilik ekseninde Türkiye’nin dizayn sürecine girişilmiştir.

Bugün 40. yılını dolduran YÖK de işte böyle bir sürecin ürünü olarak kurulmuş; üniversitelere ve gençliğe yönelik saldırıların yürütücüsü olmuştur!

Memlekette yürütülen piyasacı ve gerici dönüşümlerin üniversitelerdeki “koçbaşı” olma misyonunu üstlenen YÖK ile beraber üniversitelerde harçlar atmış;  üniversite emekçi çocukları için ulaşılamaz noktaya taşınmak istenmiştir. Her yana açılan özel okullarla beraber parası olanın okuyacağı olmayanınsa okuyamayacağı bir memleket tasarlanmıştır! Üniversiteler birer şirket gibi görülmüş; eğitim her kademesiyle bir sektör haline getirilmiştir!

Memlekette yürütülen saldırıların birer yansıması olarak üniversitelerden de solun, aydınlanmanın, ilericiliğin kökü kazınmak istenmiş; ilerici hocalarımız okullardan uzaklaştırılmış, akademinin işi boşaltılmış, bilimin esamesi okunmaz olmuştur. Üniversitelerde gericiliğe gittikçe alan açılmış; üniversitenin ve gençliğin toplumla bağı kopartılmaya çalışılmıştır.

İşte ülkemizi bu günlere getiren yollar bizzat 12 Eylül eliyle döşenmiştir. AKP ise 12 Eylül’ün çocuğu, onun mirasçısı ve sürdürücüsüdür! YÖK, AKP döneminde de misyonunu devam ettirmektedir!

AKP’nin memlekete yönelik gerici ve piyasacı saldırıları üniversitelerde de yansımalarını bulmaktadır.

AKP, üniversiteleri kurduğu yeni rejime entegre etme çabasındadır. İçinde bulunduğumuz süreç AKP açısından bir yeniden dizayn sürecidir!

Üniversitelerin bölünmesi gündeminden, AKP’li atanmış rektörlere, okullarımıza yapılmak istenen “millet  bahçeleri” ve kampüslerin içinde açılmak istenen KYK yurtlarına, üniversitelerimizin kapısına vurulan kelepçelere, ilerici hocalarımızın okullardan uzaklaştırılmasına, kadın üniversiteleri dayatmalarına, Diyanet’in üniversitelere Kur’an kursu söylemlerine kadar atılan adımların hepsi buraya oturmaktadır!

Bugün üniversite deyince akla bilim ve aydınlanma değil; atanmış rektörler, intihaller, kişiye özel açılan akademik kadrolar; zamlar, ulaşım-barınma ve yemekhane sorunları gelmektedir!

12 Eylül’den bu yana atılan adımlarınsa akademiye diz çöktüremediği ve gençliği sindirmeye yetmediği açıktır! Bugün fakültelerde üniversiteyi de memleketi de yeniden kuracak bir irade yükselmektedir!

Üniversiteleri yeniden kurmanın yolu memleketi yeniden kurmaktan geçer. Öyle ki bugün üniversiteli gençliğin yaşadığı sorunlar memlekette olanlardan bağımsız değildir. Bilimin ve aydınlanmanın yükseleceği, üniversitenin toplumsal temellerde yeniden kurulacağı günlerse ancak eşitliğin, laikliğin, özgürlüğün, bağımsızlığın adlı adınca sosyalizmin zaferinden ayrı olmayacaktır!

Türkiye Komünist Hareketi Gençliği olarak üniversiteleri de memleketi de haramilerin eline teslim etmeyeceğimizi ilan ediyoruz!

Bütün üniversiteli gençliği, yeni bir ülke, yeni bir üniversite mücadelesine güç katmaya çağırıyoruz!

TKH Gençliği 

6.11.2021

To Top