Basın Açıklamaları

TCDD halkındır, özelleştirilemez, sermayeye peşkeş çekilemez!

194 yıllık bir tarihe yaslanan ve ülkemizdeki en önemli kamu kuruluşlarından bir tanesi olan Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD), AKP iktidarı tarafından sermayeye peşkeş çekilmek istenmektedir.

AKP iktidarı yaklaşık yirmi yıldır yürüttüğü özelleştirme politikalarına yeni bir halka eklemekte, kamusal yaşamın ve ekonomik kalkınmanın en önemli halkalarından biri olan demiryollarını özel sektörün talanına açmaktadır.

Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararıyla TCDD Genel Müdürlüğü’ne atanan Abdülkerim Murat Atik bir özel şirket patronudur ve bu kuruma atanmasının en önemli nedeni demiryollarındaki özelleştirme sürecinin hızlandırılması olarak görülmelidir.

28 Aralık 2020 tarihinde Ulaştırma Bakanlığı’ndan demiryolları için Türkiye’nin ilk özel yolcu taşıma lisansını alan şirketin yönetim kurulu başkanı olan Atik, sonrasında 4 Nisan 2021 tarihinde TCDD ile 40 milyon Euro’luk bir sözleşme imzalamıştır. Ülkemiz Kapadokya bölgesi demiryollarında özel yolcu taşımacılığı yapmak için yapılan bu sözleşmeye o dönem Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ajansı’nın aracılık etmesi, AKP iktidarının ve doğrudan Recep Tayyip Erdoğan’ın işin içinde olduğunun yani demiryollarımızın sermayeye peşkeş operasyonunda yer aldığının göstergesidir.

AKP iktidarı kamu mallarının ve kurumlarının peşkeşinde izlediği yollardan bir tanesini TCDD özelleştirmesinde uygulayacak gibi görünmektedir. Önce kurumları yıpratıp içini boşaltan, iş yapamaz hale getiren ve işlevsizmiş gibi göstererek özel sektöre muhtaçlık görüntüsü veren AKP iktidarı, bu özelleştime sürecinde de aynı taktiği uygulamaktadır.

AKP döneminde neredeyse bilerek ve isteyerek TCDD’nin içinin boşaltıldığı ve zarara uğratıldığı bir dönem yaşanmıştır. Kurumun, 2018 yılı zararı 2 milyar 557 milyon TL, 2019 yılı zararı 2 milyar 546 milyon TL, 2020 yılı zararı ise 3 milyar 866 milyon TL’dir. Görevden alınan TCDD genel müdürü 2021 yılında ise 3 milyar 259 milyon TL zarar beklediklerini açıklamıştır. Bu zararlar ve yeni yüksek hızlı tren hatlarının inşasının tamamlanmaması bahane edilerek görevden alınan eski genel müdürün yerine, bu alandaki bir patronun atanması ise AKP zihniyetini bilenler açısından yabancı değildir. Ancak zaten AKP iktidarı dönemi boyunca TCDD büyük bir yıpranmaya uğramış; kurumun yönetimi yandaşlar, tarikat ve cemaat mensuplarının insafına bırakılmıştır. 

Ülkemizde AKP iktidarı döneminde 2003 ila 2018 yılları arasında başta Pamukova, Çorlu ve Ankara’da olmak üzere yüksek sayıda yurttaşımızın can kaybıyla sonuçlanan onlarca tren kazası gerçekleşmiştir. Bu kazaların temel nedeninin sermayenin kâr hırsı doğrultusunda kamu hizmetlerinin içinin boşaltılması ve bu alanların sermayenin insafına bırakılması olduğu açıktır. Dolayısıyla, TCDD Genel Müdürlüğü’ne yapılan bu atama ve demiryollarının özelleştirilmesi halk düşmanı bir politika olup daha yıkıcı sonuçları zamanla ortaya çıkacaktır. Tran kazalarının ve ölümlerin temel sorumlusu, sermaye düzeni, onun temsilcisi AKP iktidarı ve onun yandaşlarıdır.

Demiryolları ülkenin kalkınması ve emekçilerin ulaşım hakkı açısından vazgeçilmezdir. Karayollarına milyonlarca lira akıtan, halktan toplanan deprem vergilerini dahi duble yollara aktaran AKP iktidarı, demiryollarını kendi kaderine teslim etmiştir. Amaçları, yağma ve talan uğruna ülke açısından çok önemli bir kamu hizmetini göz göre göre bir avuç parababasının kâr hırsına teslim etmektir.

Biz bunun benzeri bir tabloyu Telekom, TEKEL ve Petkim özelleştirmelerinde görmüştük. Telekom borç batağına atıldı, ülkemizdeki tütün üretimi tamamen emperyalist tekellerin insafına geçti. Özelleştirilen  TCDD’yi bekleyen tehlikeyi görmek için uzaklara bakmaya gerek bulunmuyor.

TCDD emekçi halkındır, özelleştirilemez, sermayeye peşkeş çekilemez!

To Top