Basın Açıklamaları

Amasız, fakatsız laiklik için!

Meclis Başkanı İsmail Kahraman’ın “Laiklik yeni anayasada olmamalıdır.” sözleri sonrasında yapılan değerlendirmeler yerli yerine oturtulmalıdır.

AKP eliyle kurulan bu gerici rejimde laiklik; ustalıklı bir takiye ile sümen altı edilmeye çalışılmakta, bunun becerilemediği durumlarda laiklik kavramının içeriği boşaltılmaya çalışılmaktadır. Meclis Başkanı’nın açıklamaları sonrası, Cumhurbaşkanı’nın yaptığı “düzeltme”, tam da laikliğin içeriğinin boşaltılması çabasıdır. AKP tarafından iddia edilen “militan laiklik, despotik laiklik, yasakçı laiklik, laikçilik” gibi sıfatlar tam da bu amaçla üretilmektedir. Yine, “laiklik tanımı yeniden yapılsın” demek, laikliğin süs olarak tutulup içinin tamamen boşaltıldığı büyük bir tuzaktır.

Öte yandan “özgürlükçü laiklik” gibi kavramları gündeme getirmek bugün ülkemizde yürütülecek laiklik mücadelesine ancak ve ancak zarar verecektir. Tam da AKP’nin istediğinin karşılığı olan bu liberal tez elimizin tersiyle itilmelidir.

Laiklik mücadelesi, amasız fakatsız, sağına soluna iliştirilmeye çalıştırılan sıfatlar olmaksızın, adlı adınca verilmelidir. Açık açık söylenmelidir: Laikliğin özgürlükçü yorumu demek laikliğin rafa kaldırılmasından başka bir şey değildir.

Yıllarca bu ülkede “özgürlükçülük” adı altında dinci gericilik palazlandırılmıştır.

Yıllarca bu ülkede “özgürlükçülük” adı altında korunup kollanan gericilerin ellerinde yüzlerce insanımızın kanı vardır.

Yıllarca bu ülkede “özgürlükçülük” diye diye, gerici vakıfların önü açılmış, bu vakıflar küçücük çocuklarımıza tecavüz edilen sapkın kurumlar olarak dört bir yanda arsız otlar gibi büyümüştür.

Yıllarca bu ülkede “özgürlükçülük” diyerek dinci gericiliğin toplumsal ve siyasal örgütlenmesine göz yumulmuştur.

Bu ülkede eşitliğin, özgürlüğün, laikliğin adlı adınca mücadelesini yürütmek isteyenler, bu kavramların içinin boşaltılmasına ve AKP eliyle kurulan bu gerici rejimin insana ve emeğe düşman politikalarına alet edilmesine karşı durmalıdır.

İnanç özgürlüğü başka, inancın ve dinin siyasete alet edilmesi, gerici siyasal görüşlere kılıf olarak giydirilmesi başkadır.

Komünistler inanç özgürlüğüne saygılıdır, ancak siyasal İslamcılığa, dinciliğe ve gericiliğe karşıdır. İnanç özgürlüğü adıyla dincilik yapanların karşısında en büyük güvence laikliktir.

Laiklik, din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılmasıdır.

Laiklik, dinin, devlet ve toplum idaresine müdahalesinin önüne geçilmesidir. Bunun tersinin din devleti ve idaresi olacağı açıktır.

Laiklik, devletin her inanç ve mezhep karşısında tarafsız olmasıdır.

Laiklik, dinin ve inançların siyasete alet edilmemesinin güvencesidir.

Laiklik, din adına dayatma, baskı ve zorlamanın önüne geçilmesidir. Laiklik özgürlüktür.

Laiklik, siyasal hedeflerin din kılıfı altında meşrulaşmasına hayır demektir.

Laiklik, inanma ve aynı zamanda inanmama özgürlüğüdür.

Laiklik, her türden din, mezhep ve inanca sahip olan ve olmayan yurttaşların ortak yaşam harcıdır.

Laiklik, din adına yalan yanlış düşüncelerin zeminini ortadan kaldırmaktır.

Laiklik, eşit, özgür ve aydınlık bir toplumsal yaşamın güvencesidir.

Kutlu doğum haftaları kutlayarak, iftar çadırları kurup siyasal şovlar yaparak, yurttaşlarımızın inançlarını miting meydanlarında kullanarak, dini ibadetleri siyasi meze haline getirerek ne laiklik mücadelesi verilebilir ne de AKP eliyle kurulan bu gerici rejime karşı mücadele edilebilir. Bütün bunlar ortadayken AKP’nin “laiklikle derdimiz yok” demesinin, muhalefetin ise bugün sözde laik kesilmesinin bir manası yoktur.

Bugün laikliğin tamamen ortadan kaldırılacağı büyük bir tehlike ile karşı karşıyayız.

Tüm yurttaşlarımızı yürütülen laiklik tartışmasında AKP’nin gerçek niyetini görmeye, “özgürlükçü laiklik” söylemiyle işi sulandıran sahte “laik” muhalefete kanmamaya, laikliğe, Cumhuriyet kazanımlarına ve memlekete sahip çıkmaya çağırıyoruz.

Amasız, fakatsız, ikirciksiz bir laiklik mücadelesi için kanma, yakınma, örgütlen!

To Top