Devrimci bir sol cephe için!

Devrimci bir sol cephe için!

Genel Merkez Yazar: Genel Merkez -Tem 22, 2026 0 Views

Memleketin ve emekçilerin sola ihtiyacı var: Sosyalizmin bağımsız siyasal odağını kuralım!

Ülkemizin içinde bulunduğu durum açık: 24 yıllık AKP iktidarı, bir karşı-devrim sürecinin aktörü olarak “yeni bir rejim” inşa etmiştir. Bu rejim, emperyalizmin yönelimleriyle uyumlu ve Türkiye sermaye sınıfının çıkarlarını doğrudan temsil eden gerici, Amerikancı emek ve halk düşmanı bir rejimdir. 1923 Cumhuriyeti’nin kazanımlarını ortadan kaldırmaya yemin etmiş 24 yıllık AKP, iktidarını sürdürmek ve “yeni rejimin bekası” için bütün kozlarını sahaya sürmüş durumdadır.

AKP eliyle kurulan “yeni rejim”, Türkiye’nin laik, sosyal, demokratik bir hukuk devleti tanımını deyim yerindeyse anayasasından silmeye ant içmiştir. Laiklik yerine tarikatların devlete hükmettiği bir rejimde, sosyal devletin yerini mafya-baron-müteahhit devleti almış, devlet adeta polis devleti haline dönüşürken anayasa rafa kaldırılıp yargı siyasi sopa olarak kullanılarak hukuksuzluk “yeni rejimin” temel nitelikleri olmuştur. Sansür, gözaltı, ev baskını, tutuklama, hapis gazetecilerin, aydınların, sanatçıların, gençlerin, sıradan insanların karşı karşıya kaldığı olağan uygulamalar haline gelmiştir.

Ülkemizin mutlak büyük çoğunluğu olan emekçiler tarafından 24 yıllık AKP iktidarının emek düşmanı karakteri her geçen daha fazla görülmektedir. Bugün AKP-MHP iktidar bloku toplumsal meşruiyetini yitirmiş, toplumun çoğunluğuna dayanmayan azınlık iktidarı olarak zora, baskıya, hukuksuzluğa ve Amerikan emperyalizmine dayanarak iktidarda kalmaya çalışmaktadır.
Ekonomik krizi çözemeyen rejimin önünde ciddi bir siyasi kriz bulunmaktadır. Bu krizi aşmanın yolu olarak ise muhalefeti tasfiye etmek, muhalif bütün kesimleri susturmak ve “kontrollü bir seçim” ile rejimi kalıcı hale getirmek planı vardır.

Ülkemizin bu karanlıktan, emek düşmanı ve Amerikancı iktidardan bir an önce kurtulması şarttır. Bu karşı-devrim sürecinin geriye döndürülmesinin yolu ise laik, kamucu, bağımsız ve emekten yana yeni bir cumhuriyetin inşasından geçmektedir. Bunun için devrimci bir programın ortaya konması en az AKP’nin iktidardan indirilmesi kadar büyük bir ihtiyaç ve acil görevdir.

Daha önce AKP’nin karşısına sağ bir ittifakla çıkılarak başarısız olunduğu görülmüştür. Düzenin hiçbir aktörünün AKP’nin karşı-devrim sürecini tersine çevirecek ne bir niyeti ne ideolojik bir duruşu ne de politik bir programı vardır. Geçmişte ortanın solunu temsil eden düzen solu, AKP eliyle kurulan yeni rejimle helalleşip normalleşerek ortanın sağına geçiş yapmıştır. AKP eliyle kurulan rejimle hesaplaşmak yerine ona uyum sağlayanların bugün hangi adla olursa olsun emekçiler için gerçek bir seçenek haline gelemeyecekleri bizim için nettir. Bugün düzen muhalefetinin ufku düzenin restorasyonuyla sınırlıdır. NATO, AB, özelleştirme, laiklik, yabancı sermaye başta olmak üzere temel noktalarda farklı düşünmeyenlerin AKP eliyle kurulan rejimi değiştirme ya da dönüştürme şansı yoktur. Kamucu, laik, bağımsızlıkçı ve emekten yana bir program ortaya konmadan sadece “güçlendirilmiş parlamenter sistem” talebi yetersiz kalacaktır.

Ülkenin ve emekçilerin kurtuluşu için laik, kamucu, anti-emperyalist bir programı savunuyoruz. Böylesi bir programın etrafında yan yana gelecek solun, AKP eliyle kurulan düzene gerçek bir seçenek olabileceğini düşünüyoruz.

Memleketin ve emekçilerin kurtuluşu için solun devrimci siyasal cephesinin örülmesi bugün önümüzdeki en önemli görevdir. Cumhuriyetçi, ilerici, yurtsever geniş ve büyük bir toplumsal taban arayış halindedir. Milyonlarca emekçi, bu yoksulluk düzeninden kurtulmak için çare aramaktadır.

Sol, bugün programı, siyaseti ve adaylarıyla bu arayışa yanıt vermek durumundadır. Bu arayışın bir kez daha düzen muhalefetinin parçası olmaktan ibaret kalan bir özgüvensizliğe mahkûm edilmesini doğru bulmuyoruz.

Bir karşı-devrim sürecinin sonlanması ve tek adam rejiminin sona ermesinin ilk şartının AKP’nin gidişinden geçtiği açıktır. Bu doğrultuda gerekli politik mücadele vermenin tartışılacak bir tarafı yoktur. Böylesi bir politik tutumun sosyalistlerin bağımsız hattını örgütlemenin karşısına konulması ise sosyalizm seçeneğinin geri çekilmesi anlamına gelecektir.

Partimiz Türkiye Komünist Hareketi, yukarıdaki görüşler doğrultusunda Türkiye’de sosyalist, devrimci, ilerici ve cumhuriyetçi sol bir cephenin kurulması gerektiği görüşünde olup bu doğrultuda üzerine düşen görev ve sorumluluğu yerine getireceğini ilan eder.

Paylaş

İlgili Yazılar