
Tüm kamu varlıklarını özelleştiren AKP iktidarı gözünü bir kez daha köprülere ve otoyollara dikmiş durumda. İstanbul’daki iki boğaz köprüsünün ve otoyolların işletme hakkını 25 yıllığına devretme yoluyla özelleştirmeye karar veren iktidar, bu sürecin son aşamaya geldiği bilgisini basına duyurmuş bulunuyor. İktidara yakın bir inşaat tekelinin ve Fransız firmasının kuracağı bir ortaklığa devredilmek istenen köprüler ve otoyollar, bu halkın alınteri ve vergileriyle yapılmıştır.
İstanbul Boğazı’nın iki yakasını bir araya getiren 1. ve 2. köprü ile otoyollar emekçi halkın uzun yıllar yaptığı fedakarlıklarla kurulmuştur. Boğaz köprüleri ve otoyolların yapımında olduğu gibi, işletme hakkının devredilmesi gündeminde de iktidar halka değil yalnızca sermayeye hizmet etmenin peşinde olduğunu göstermektedir. Köprüler ve yollar, sadece emekçi halkın emeğini değil, aynı zamanda kamusal çıkarları ve egemenliği de temsil etmektedir. Köprüleri, limanları, yolları, madenleri, yer üstü kaynakları yerli yabancı sermayeye satılmış bir ülkenin “kalkınmadan” ve “egemenlikten” bahsetme şansı yoktur. Bir kez daha hatırlatmak isteriz; özelleştirme emekçi halkın cebinden çalmanın, bu ülkenin kaynaklarını emperyalizme peşkeş çekmenin, bir avuç para babasının “köşe olmasının” aracıdır.
Özelleştirilen tüm kurumlarda olduğu gibi, köprü ve otoyolların özelleştirilmesinden bu ülkenin emekçi halkı büyük zarar görecektir! Önce sanayisini, sonra madenlerini, en son limanlarını, yollarını ve köprülerini emperyalizme teslim eden bir ülkenin nefes alma şansı olmamıştır, olmayacaktır. Bu nedenle, daha önceki tüm özelleştirmelerde olduğu gibi bu özelleştirmenin de halka karşı işlenen bir suç olduğunun altını çizmek isteriz. Tüm emekçileri, yurtseverleri, ilericileri bu ülkenin kamusal değerlerine sahip çıkmaya çağırıyoruz.
Türkiye Komünist Hareketi İstanbul İl Örgütü