
NATO’cuların, Amerikancıların, sermayenin, gericilerin değil…
Bu memleket BİZİM!
Bölgemiz ve ülkemiz ateÅŸler içinde yanıyor. Emperyalizmin savaÅŸ makinesi OrtadoÄŸu’da “ölüm” saçarak ülkeler yeniden dizayn ediliyor. Büyük OrtadoÄŸu Projesi’ni adım adım hayata geçiren emperyalizm, petro-dolar hakimiyetini korumak için pervazsız savaÅŸlarına her geçen gün yenisini ekliyor.
Irak’ta, Suriye’de, İran’da hiçbir deÄŸer tanımayan emperyalizmin hedeflerinden birisi de ülkemiz Türkiye. AKP iktidarı Türkiye’nin ekonomik, sosyal ve siyasi yapısını emperyalizm çıkarları uÄŸruna bozmaya devam ediyor!
25 yıllık AKP iktidarı, ülkenin tüm ekonomik deÄŸerlerini emperyalizme ve tekellere peÅŸkeÅŸ çekmiÅŸ, ilerici toplumsal birikimi siyasi baskı altında tutmuÅŸ, siyasi sistemi “BaÅŸkanlık sistemi” adı altında istibdat rejimine çevirmiÅŸtir. Türkiye’de adlı adınca hüküm süren istibdat, işçileri, sendikacıları, hukukçuları, yazarları, sanatçıları, öğrencileri, kadınları ve daha sayamayacağımız yüzlerce kiÅŸiyi yargı sopası ile hizaya sokmaya çalışmaktadır. Türkiye’yi açık hava cezaevine çeviren iktidar, son 10 yılda ekonomik krizi zenginler için fırsata çeviren, emekçileri ise yoksullukla boÄŸan bir politika izlemektedir.
Emekçileri yoksullukla boğan, aydınları yargı sopası ile susturmaya çalışan, gençleri geleceksizliğe hapseden, devleti cemaat ve tarikatlara teslim eden, sokakları çetelere bırakan, maliyeyi finans kapitale devreden, ülkenin bütün değerlerini patronlara peşkeş çeken iktidar şimdi de ülkemizi tam boy ABD’nin boyunduruğuna sokmayı hedeflemektedir:
Emperyalizmin savaÅŸ aygıtı NATO’nun “soysuzlar çetesini” Temmuz ayında Türkiye’de ağırlamaya hazırlanan iktidar, zirve öncesinde yeni bir “NATO Kolordusu” ve “BoÄŸaz üssü” ile her türlü egemenlik hakkından vazgeçmeye hazırlanmaktadır.
Türkiye, istibdadın korku siyasetine, emperyalizmle olan iÅŸbirlikçiliÄŸine, “yobaz tahakkümüne” mahkûm deÄŸildir.
Türkiye 1’den büyüktür!
İktidarın çeyrek asra yaklaÅŸan baskı ve manipülasyon siyasetine raÄŸmen direniÅŸi elden bırakmayan Türkiye’nin emekçi halkı, istibdada pabuç bırakmayacağını bugüne kadar gösterdi. Åžimdi, yeniden bu iradenin 1 Mayıs’ta kendini gösterme zamanıdır:
Yoksulluğa, sömürüye, yasaklara, yobazlara karşı işçi sınıfı yumruğunu masaya vurmalıdır.
Çağrımız bu ülkenin onurlu emekçilerine, aydınlarına, gençlerine, kadınlarına ve ilerici birikimine:
1 Mayıs, Türkiye’ye “kışı” yaÅŸatmak isteyenlere karşı “emekçilerin baharının” ilk adımı olmalıdır. Partimiz, Türkiye’nin ilerici ve emekçileri 1 Mayıs’ta anlamlı, güçlü, etkili bir tavır almaya çağırmaktadır.
Türkiye’nin emekçi halkı, 1 Mayıs’ta sömürücülere, yobazlara, haydutlara ve katillere karşı Türkiye’nin 1’den büyük olduÄŸunu gösterecektir!
1 Mayıs, Temmuz ayında Türkiye’de toplanacak NATO zirvesine karşı yurtseverlerin ilk sınavı ve baÅŸlangıç yürüyüşü olacaktır.
1 Mayıs’ta zulme, baskıya, hukuksuzluğa, haksızlığa, adaletsizliğe, yoksulluğa, yobazlığa, Amerikancılığa hayır demek için alanlara!
Bu baÄŸlamda sosyalizmin sesi olan partimiz Türkiye Komünist Hareketi işçi sınıfın birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs’ta tüm üyelerini, dostlarını ve emekçileri sosyalizmin ve işçi sınıfının bayrağı “orak-çekiç” ile yürümeye çağırır.
Tek adam rejimine, yoksulluğa, yobazlığa, Amerikancılığa, hukuksuzluğa ve haksızlığa karşı
1 Mayıs’ta Orak-çekiç ile yürü!