Basın Açıklamaları

AKP’nin eksik, yanlış ve plansız adımları salgının yayılmasına katalizör olmuştur!

AKP’nin salgın karşısında 1 aylık pratiği tam anlamıyla başarısızlıktır!

AKP’nin eksik, yanlış ve plansız adımları salgının yayılmasına katalizör olmuştur!

İlk vakanın görüldüğü 10 Mart tarihinden bugüne kadar tam 1 ay geçmiş, ne yazık ki ülkemizde salgının yayılması ve salgın dolayısıyla ölümler önlenememiş, salgının toplumsal ve ekonomik etkisi ise her geçen gün katlanarak artmıştır.

Aralık ayında Çin’de ortaya çıkan, Avrupa’da ilk olarak Ocak sonunda görülen ve İran’da Şubat ayında artan vaka ve ölümler ortadayken ve 11 Mart tarihinde Dünya Sağlık Örgütü tarafından pandemi ilan edilmesine rağmen AKP iktidarının ülkemizde ilk vakayı 10 Mart tarihinde resmi olarak açıklamış olması, zaten gerekli önlemlerin alınmadığının bir göstergesiydi.

Önlem almakta geciken AKP, 10 Mart’tan bugüne üzerinden 1 ay geçen sürede ise salgının ülkemize girişi ve yayılmasını önleyemediği gibi atılan eksik, yanlış ve plansız adımlarla salgının ülkemizde ciddi bir boyut kazanmasına da katalizör olmuştur!

Bugünkü veriler vaka sayısının 50 bini ve ölüm sayısının ise 1000’i geçtiğini göstermektedir. Türkiye’de vakaların birçok yerde kayıt altına alınmaması, yeteri kadar test yapılmaması ve hastaların evlerine gönderilmesi uygulamasının yaygın olduğu düşünülürse gerçek rakamların resmi rakamların çok üzerinde olduğu herkes tarafından tahmin edilmektedir.

Bununla birlikte yeni sahra hastanelerinin inşaatına başlanması, sokağa çıkma yasağı ilan edilmesi ve her geçen gün artan vakalar ve ölüm haberleri salgının geldiği aşamayı ve boyutunu da gözler önüne sermektedir.

Sadece toplum sağlığı değil aynı zamanda ülkemiz ciddi bir ekonomik krizle de karşı karşıyadır. Bu ekonomik krizin bedelini ise emekçiler ödemektedir. Özellikle hizmet, turizm ve inşaat sektörlerinde çalışan yaklaşık 1 milyon kişi bu son süreçte işsiz kalmıştır. Aynı zamanda ücretsiz izin uygulaması yaygın olarak emekçilerin yaşadığı hak gasplarının başında gelmektedir.

AKP iktidarı, covid-19 salgını ortaya çıktıktan sonra gerekli önlemleri almakta gecikmiştir. Yurtdışından gelişler kontrol altına alınmamış, sınırlar kapatılmamış, yurtdışından gelenlere karantina uygulanmamıştır. İran sınırından sığınmacıların yürüyerek geçmesi, umreden dönenlerin evlerine hiçbir kontrol yapılmadan gönderilmesi AKP iktidarının aymazlığını, öngörüsüzlüğünü ve plansızlığını göstermeye yeter de artar bile.

AKP iktidarı, ilk vakanın görülmesinden sonra, riskli gruplara test yapmamış, risk gruplarını karantinaya almamıştır.

AKP iktidarı, ilk vakanın görülmesinden sonra, bütün il ve ilçelerde karantina bölgeleri ve hastaneleri tesis etmemiştir. Bugün İstanbul’da yoğun bakım doluluk oranlarının son noktasına geldiği konuşulmaya başlanırken, AKP apar topar 3 yeni sahra hastanesinin kurulmasına ve bunların yandaş inşaat şirketleri eliyle yapılmasına karar vermiştir. Halbuki, 45 günde yapılacağı ve Haziran ayında hazır olacağı söylenen bu hastanelerin inşaatına 10 Mart tarihinde başlanmış olsaydı yaklaşık iki hafta sonra hastaneler hazır olabilirdi.

AKP iktidarı, önlemleri taksit taksit alarak büyük stratejik hata yapmıştır. Herkese test, hastaların izolasyonu, sınırların kontrolü, çalışanların korunması, sosyal mesafe, toplu alanların kapatılması, okulların tatili gibi salgınla mücadele yöntemleri taksit taksit alınmış, tama da bu nedenle bu önlemler etkili kılınamamıştır.

AKP iktidarı, sokağa çıkma yasağı kararını apar topar vermiş, halkı paniğe sürüklemiş, salgının yayılmasına neden olmuştur. Bir dizi kamu kurumunun ve hatta bilim kurulu üyelerinin bile haberi olmadan verilen bu karar, tek adam rejiminin yaratmış olduğu ağır tahribatın somut göstergesidir.

AKP iktidarı, sokağa çıkma yasağı taleplerini bozgunculuk ile suçlamış ancak en sonunda kendisi böyle bir adımı atarak büyük bir haksızlığa imza atmıştır. Dün “bozgunculuk ve hatta terör” suçlaması yapan bütün yandaş yazarlar bugün AKP iktidarının en büyük yalan makinesi olarak halka yalan söylemeye devam etmektedirler.

AKP iktidarı, infaz indirimi adıyla, hırsıza, rüşvetçiye, dolandırıcıya affı gündeme getirerek salgın gündemini fırsata çevirmekten geri durmamıştır.

AKP iktidarı, halkın vergileriyle toplanan bütçeyle, kolonya ve maskeyi siyasi eşantiyon haline getirip kendi propagandasını yaparak büyük bir riyakârlık örneği sergilemiştir.

AKP iktidarı, açıkladığı ekonomik paketle emekçileri değil, patronları sevindirmiştir. Konaklama vergisini ertelemek, uçak biletlerinde KDV indirimi ve ev kredilerini uzatma gibi maddeler, evde kalın denilen halkımızla alay etmek anlamına gelmektedir! Bu süreçte yaklaşık 1 milyon kişi işten çıkarılmış, ücretsiz izin adıyla emekçiler işlerinden olmuş, büyük hak gasplarıyla karşı karşıya kalınmıştır.

AKP iktidarı, salgına karşı etkisiz kalmış, gecikmiş ve taksit taksit önlemler almıştır. Bunun altında yatan temel olgu bizzat sermayenin çıkarlarını gözetmesi, kendi iktidarını düşünmesi ve gerici ideolojik zihniyetidir!

AKP’nin salgın karşısında 1 aylık pratiği tam anlamıyla başarısızlıktır! AKP başından beri sermayenin ve kendi iktidarının korunmasının önlemlerini almıştır. Bugün salgının geldiği boyut ve ortaya konan uygulamalar bu durumu fazlasıyla göstermektedir.

TÜRKİYE KOMÜNİST HAREKETİ

To Top