Bu anlaşma, ülkemizi savaşa sokma riski taşımaktadır

Bu anlaşma, ülkemizi savaşa sokma riski taşımaktadır

Genel Merkez Yazar: Genel Merkez -Ağu 07, 2026 0 Views

Mezhepçi ve Amerikancı dış politikaya hayır!

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan “Ortak Savunma Anlaşması”, ülkemiz çıkarlarına aykırı bir anlaşmadır. Bu anlaşmanın hangi ortak düşmana ve ne tür bir saldırı riskine karşı imzalandığı açık olmadığı gibi, ülkemizi her an bir savaşa sokabilecek tehlike arz etmektedir.

Pakistan’ın, Hindistan ve Afganistan ile çözülmemiş ciddi toprak, askeri ve siyasi sorunları ortadadır. Daha dün Afganistan’a savaş açan ve Hindistan’la Keşmir bölgesi nedeniyle savaşan Pakistan gerçeği karşısında böylesi bir “ortak savunma paktı” imzalamanın ülkemizi olası ve yüksek riskli bir savaşın parçası yapması işten bile değildir.

Benzer şekilde Suudi Arabistan Yemen’le doğrudan bir savaş halindeyken ve aynı zamanda toprakları üzerinde bulunan ABD üslerinden İran’a saldırılar bir vakayken, ülkemizin Suudi Arabistan ile ortak bir savunma paktı kurması, ülkemizin savaşa sürüklenme tehlikesini gündeme getirmektedir.

Ortadaki anlaşmanın bölgesel savunma, istikrar ve teröre karşı mücadeleyle ilgisi yoktur. Çünkü Taliban ile El Kaide terörünü yıllardır kimlerin desteklediğini ve finansa ettiğini bütün dünya bilmektedir. Pakistan’ın ve Suudi Arabistan’ın doğrudan ABD emperyalizminin güdümünde, özellikle vekalet savaşlarının bölgesel aktörleri olduğu gerçeği karşısında ülkemizin Pakistan ve Suudi Arabistan ile askeri iş birliğinin ötesinde bir pakt kurması ülkemiz açısından büyük riskler ve tehlikeler barındırmaktadır.

Ortadaki anlaşma herhangi bir ticari ya da askeri iş birliği anlaşması değildir. Anlaşma “üç devletten herhangi birine karşı gerçekleştirilecek bir silahlı saldırının hepsine karşı yapılmış sayılacağını” hükme bağlamaktadır. Böylesi bir anlaşma bugün savaş durumunda bulunan Pakistan ve Suudi Arabistan’ın kuyruğunda ülkemizin de savaşa girmesi anlamına gelmektedir.

Bu durum kabul edilemez. ABD emperyalizmi ile Siyonist ve işgalci İsrail’in birlikte İran’a başlattığı savaş, hedeflerine ulaşamamış, şimdi de emperyalizmin ve İsrail’in çıkarlarının Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan tarafından korunması istenerek, emperyalizme direnen İran’a karşı ve İran’ı kuşatacak şekilde bir askeri pakt kurulmuştur.

Bu paktın, İsrail’in bölgesel politika, hedef ve niyetlerine karşı kurulduğu büyük bir aldatmacadır. Yine aynı şekilde İsrail-Güney Kıbrıs-Yunanistan arasındaki iş birliğini dengelemek için AKP tarafından atılan bir adım olarak pazarlanması mantık dışıdır. İç kamuoyunu yönlendirme amacı taşıyan bu tür açıklamalardan uzak durulmalıdır.

Bu pakt, ABD emperyalizmi tarafından planlanmış ve mezhepçi anlayışla tasarlanmış bir askeri ve siyasi ittifak olarak ülkemizin tam bağımsızlığıyla uyumsuz ve ülke çıkarlarımıza aykırı bir ittifak anlaşmasıdır. Bu gelişme, emperyalist ABD’nin “Şii İran”a karşı “Sünni blok” oluşturma planından başka bir şey değildir. Bu anlaşma AKP’nin mezhepçi dış politikasının tezahürüdür.

Daha düne kadar Kaşıkçı cinayeti nedeniyle “katillikle” suçladığı Suudi Arabistan ile bugün bırakın iş birliğini “ortak savunma paktı” anlaşması imzalanması ise AKP’nin pragmatist değil omurgasız bir parti olduğunu yeterince göstermektedir.

Bu pakta Türkiye’nin dahil olmasının Türkiye Büyük Millet Meclisi kararıyla değil de doğrudan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kararıyla oldu bittiye getirilmesi ise hukuk ve meşruiyet sorunu taşımaktadır.
Emperyalistlerin, krallık benzeri tek adam rejimini niye istedikleri ise herkes tarafından ayrıca görülmelidir.
Ülkemizin güvenliği ile bölgenin istikrarı ve barışı, Türkiye’nin komşu ülkeleriyle barış ve dostluk ilişkisinden geçmektedir. Terörü finansa eden ve kendi komşularıyla fiili savaş halinde bulunan iki ülkeyle yapılan anlaşmanın, ülkemiz açısından riskleri bir yana bölgesel barışı tehdit eden bir kutuplaştırma siyaseti olarak da yanlıştır.

AKP, mezhepçi ve daha önemlisi Amerikancı dış politikasıyla, ülkemizin “milli ve yerli” partisi olmadığını bir kez daha göstermiştir.

Ortadoğu’da barış ve ülkemizin güvenliği, emperyalizmin çıkarlarına ve planlarına hayır demekten, komşularımızla dostluk ve iş birliği ilişkisinden geçer.

Türkiye Büyük Millet Meclisi, bu anlaşmayı onaylamamalıdır. Ülkemizi ciddi riske atacak bu adımın, AKP kontrolündeki Meclis’te onaylanması yetmez, halk oyuna sunulmalıdır.

Savaşa, savaş paktlarına, Amerikan çıkarlarına ve mezhepçi dış politikaya hayır!


Paylaş

İlgili Yazılar