
Emperyalizmin ve işbirlikçisi Siyonizm’in 28 Şubat’ta başlattığı İran saldırısı, Ortadoğu’da yürüttükleri
operasyonların son halkasıdır. Bölgeyi son 25 yılda kan gölüne çeviren emperyalist ABD ve onun
eşlikçisi Siyonist İsrail, bu sefer sadece bölgeyi değil, tüm dünyayı büyük bir savaşa sürüklemektedir.
Açık bir biçimde Gazze’de soykırım politikası uygulayan İsrail ile Irak’ta, Afganistan’da, Suriye ve
Libya’da ülkeleri paramparça eden, milyonlarca insanı öldüren ABD’nin “özgürlük” ve “demokrasi”
söylemiyle askeri müdahalelerini meşrulaştırma ihtimali yoktur. Zor kullanarak dünyayı yola
getireceğini sanan ABD, sadece İran’da değil, Latin Amerika’da, Küba’da, Doğu Asya’da açık silahlı
tehditlere, insanlık dışı yöntemlere başvurmaktadır.
Bugün çanlar bir kez daha tüm emekçiler için çalmaktadır. Birinci ve İkinci Dünya Savaşı öncesinde
emperyalistlerin kurduğu “kutsal ittifak” bugün bir kez daha ABD-İsrail ittifakı ile sahnededir.
Emperyalizmin ve Siyonizm’in bu ittifakı tüm insanlığa savaş açmıştır. İran’da “rejime” karşı
yürüttüklerini ilan ettikleri bu “kutsal savaş”, petro-doların hakimiyeti içindir. İran’da “rejimi” bahane
eden ABD-İsrail ittifakının, dünyanın en anti-demokratik ve sömürüye dayalı rejimleri olan Körfez
monarşilerine verdiği destek açıktır.
Yürütülen savaş demokrasi ve özgürlük için değil, petro-doların hakimiyeti içindir.
Yürütülen savaş, dünyanın mafyası kesilen ABD’nin sömürü çarklarının dönmesi içindir.
ABD-İsrail ittifakının haydutça yürüttüğü bu savaş, bağımsızlığa, ulusal egemenliğe, emekçilerin eşitlik
ve özgürlük isteklerine karşıdır. ABD-İsrail ittifakı, İran halkının yanında değil, bizzat karşısında ve
düşmanıdır.
Ortadoğu’daki ateş çemberiyle adım adım tüm ülkeleri yıkan, etnik ve mezhepsel gerilimlerden
beslenen bu ittifakın durdurulması hem ülkemiz hem bölgemiz hem de tüm emekçi halklar için bir
zorunluluktur. Bu ülkenin onurlu emekçileri, sorumlu yurtseverleri, devrimcileri ve komünistleri dün
olduğu gibi, bugün de emperyalist saldırganlığın ve Siyonizm’in karşısında yer almaktadır. Bundan 23
sene önce 1 Mart tezkeresini durduran emekçiler, Türkiye’nin de içine yuvarlandığı bu karanlığa karşı
mücadeleyi büyütmeye kararlıdır.
Türkiye’yi koruduğu iddia edilen NATO’nun ve onun hamisi ABD’nin ülkemizdeki varlığı, İran saldırısı ile
birlikte bir kez daha sorgulanmalıdır. İncirlik ve Kürecik’ten sağlanan her bilgi, sadece İran’da çocukların
ve sivillerin üstüne bomba olarak yağmıyor, bu üsler aynı zamanda ülkemizin bağımsızlık ve egemenlik
haklarına da “bir silah” olarak tehdit oluşturuyor. İran’ı kuşatan ABD üslerinin bugün neler yaptığı
ortadadır. Türkiye sınırları içinde yer alan NATO ve ABD üslerinin hem savaşın sürdürücüsü hem de
Türkiye’ye karşı büyük bir tehdit olduğu unutulmamalıdır.
Türkiye’nin üzerinden uçan füzeler ve emperyalist provokasyonlar göstermektedir ki; NATO üsleri ve
ABD varlığı, ülkemizi hedef haline getirmektedir. Emekçiler, yurtseverler ve komünistler bu tehditlere
karşı yıllardır NATO’dan çıkılmasını, üslere Türkiye tarafından el konulmasını söylemektedir.
Yanı başımızdaki İran halkının başına bomba yağdıran NATO’nun ve ABD’nin, aynısını Türkiye’nin halkına
yapmayacağının bir garantisi yoktur. Bugün bağımsızlık, egemenlik, eşitlik ve özgürlük, NATO’nun
üslerinden, ABD’nin füzelerinden, İsrail’in uçaklarından değil, Ankara’nın, Tahran’ın, Bağdat’ın
sokaklarından geçmektedir.
Ülkemizin komünist partisi Türkiye Komünist Hareketi olarak ilan ediyoruz: Hiçbir halk merak etmesin,
bir gün bölgemize bayram gelecektir! Bizim sokaklarımıza bayram, ABD-İsrail ittifakının yenilgisiyle
gelecektir.
Bugünkü ABD-İsrail ittifakının İran halkına dönük yürüttüğü bu açık savaşın karşısında olan biz
komünistler, bu vesile ile de İran’ın emekçi halkına açık desteğimizi ilan ediyoruz.
ABD emperyalizminin yenilmez olmadığı bilinmektedir. Dün Kore’de, Küba’da, Vietnam’da yenilen
emperyalizm, bu kez de İran’ın kadim topraklarında yenilecektir. İran’ın emekçi halkı, egemenlik,
bağımsızlık, laiklik, özgürlük ve eşitlik sizin kendi birliğinizin eseri olacaktır.
Gazze’nin, Kudüs’ün, Beyrut’un, Şam’ın, Bağdat’ın hesabını Tahran’ın, Tebriz’in sokakları kesecektir!
Emekçilerin birliği İran’ın ve tüm bölgenin özgürlüğünün biricik teminatıdır. Kendimizden başka hiçbir
güce güvenmedik, güvenmeyeceğiz!
Türkiye Komünist Hareketi
5 Mart 2026