Basın Açıklamaları

Silahlar Sussun! AKP’nin kan pazarlıkları dursun!

İlerici kadınlar ülkemizde yaşanan gelişmeler nedeniyle bir dizi etkinlik ve eylem düzenleyecek. Bu doğrultuda hazırlanan bildirinin dağıtımı yaygın bir şekilde yapılacak. İlerici Kadınlar’ ın bildirisine aşağıda yer veriyoruz.

Ateş düştüğü yeri yakar. Ülkemiz ve bölgemiz şu anda yangın yeri…
Bu ateş, çok uzun zamandan beri körükleniyor.
Halklar arasına ekilen düşmanlık tohumları; ölümleri, oluk gibi akan kan ve gözyaşını getirirken bu tablodan nemalananlar kendi saltanatlarında hüküm sürmeye devam ediyor.
Bugün Suriye’de, Irak’ta ve hatta ülkemizde de savaş çığırtkanlığı geleceğimizi ve umutlarımızı karartmaya devam ediyor.
Savaşın kadınlar için açlık, yoksulluk, tecavüz ve çocuk ölümleri demek olduğunu çok iyi biliyoruz.
Daha birkaç yıl öncesine kadar Irak’ta cezaevlerinde ve sokak ortasında tecavüze uğradığı için ailesi tarafından ölüme terkedilen ve intihar eden kadınların acı hikayelerini duyuyorduk. Bugün de Irak’ta IŞİD kadınları kaçırıp köle olarak satıyor, Suriye’de kadın katliamlarına devam ediyor.
Savaştan ülkemize kaçan Suriyeli mülteci kadınların ve çocukların ağır çalışma ve yaşama koşullarıyla ve çoğunun bedenini satmaya zorlanma gerçeği ile karşı karşıya kaldığını bizzat görüyoruz.
Evet ülkemiz bugün yangın yeri…
Suruç’ta ölen gençlerimizden her gün yeniden duymaya başladığımız asker ve sivil cenazelerine, Diyarbakır’a, Silvan’a, Silopi’ye, Siirt’e kadar bu toprağa düşen evlatlarımızın acısı yüreğimizi dağlamaya devam ediyor. Varto’da “terörle mücadele” adı altında işkenceyle katledilen kadının bedeninin teşhir edilmesi; annelerin, sel olup tabutlara akan gözyaşları öfkemizi tarifsiz kılıyor. Biz bu topraklarda savaş istemiyoruz!
Kürt halkının çok uzun yıllara dayanan özgürlük taleplerinin ve varlık yokluk kavgasının büyük bir savaş ve yıkım politikası ile karşı karşıya kaldığını çok iyi biliyoruz. AKP iktidarının ve emperyalistlerin “çözüm süreci” olarak adlandırılan politikalarının da Kürt sorununun eşitlik ve özgürlük temelinde çözümüne hizmet etmeyeceğini de gayet iyi biliyoruz. Bugün ülkemizi kan gölüne çeviren süreçte de AKP rejimi ve emperyalist güçler açısından aslolan iktidar mekanizmalarının tahkim edilmesinden başka birşey değildir. Halkların kardeşliği ise zerre kadar umurlarında değil. Timsah gözyaşlarına, hamasete ve yalan vaatlere karnımız tok. Bu nedenle bugün yokluğunu yakıcı bir şekilde hissettiğimiz barış, ülke ve bölge halklarının gerici ve emperyalist her türden
politikaya karşı ayağa kalkması ile gelecektir.
Savaş istemiyoruz ve kadınlar olarak bunun için ayağa kalkıyoruz!
1 Eylül Dünya Barış Günü’nün yaklaştığı şu günlerde, 2. Dünya savaşının başladığı tarihi barış gününe çeviren, insanlığın başına musallat olmuş faşizme karşı bir büyük savaşı kendi elleri ile vermiş ve insanlığın o büyük özlemi olan “barış”ın yolunu açmış olanları bir kere daha hatırlamak gerekiyor. Bu mücadelede canını dişine takarak, hatta canını feda ederek en ön safta yer alan, kadınları da özel olarak hatırlamak gerekiyor.
Çünkü biz biliyoruz ki barış, “savaşa hayır” sesini yükseltebilirsek gelecek.
Çünkü biz biliyoruz ki barış, insanlığın başına bela olan gericiliğe ve emperyalizme meydan okursak gelecek.
Çünkü biz biliyoruz ki kadınlar, savaş çığırtkanlarının çanına ot tıkarsa bu ülkede barış ve kardeşlik şarkıları söylenmeye başlayabilecek.
Yaşasın halkların kardeşliği!
Yaşasın 1 Eylül Dünya Barış Günü!
Silahlar sussun!
AKP’nin kan pazarlıkları dursun!

To Top