Basın Açıklamaları

Sömürü yasanıza “YETMEZ AMA EVET” dememizi beklemeyin

Sömürü yasanıza “YETMEZ AMA EVET” dememizi beklemeyin
Emekçiler sadaka değil haklarını istiyor

Cumhurbaşkanlığı tarafından işten çıkarmaların yasaklanmasına ve ücretsiz izne çıkarılan işçilere aylık 1177 lira ödeme yapılmasına dair maddeleri içeren bir torba yasa siyasi iktidar tarafından gündeme getirildi.

Meclis’e gönderilmeden önce patron örgütlerinin görüşüne sunulan torba yasadan işçilere sadaka, patronlara ise kıyak çıkacağı şimdiden bellidir.

AKP iktidarı, koronavirüs salgını nedeniyle fırsatçılığı elden bırakmadığı gibi, bu kanun taslağı ile çalışma hakkı ve ücretli izin talebinde bulunan milyonlarca emekçiyi susturacağını düşünmektedir.

Taslakta işten çıkarmaların yasaklanacağı gündeme getirilmekte ancak aslında, ücretli izin hakkı Anayasa’ya aykırı bir şekilde düzenlenerek, emekçiler alenen açlığa mahkûm edilmektedir.

Bu taslak ile kriz fırsatçısı patronların cebinden tek kuruş çıkmayacak, sırtlarında yük olarak gördükleri emekçilerin gerçek haklarını vermeyerek salgın ve ekonomik kriz döneminde de kârlarını koruyacaklardır.

Bu taslak başkanlık rejiminin her derde deva olduğunu söyleyen sermaye iktidarının çıkarlarının nasıl korunduğunun en açık göstergesidir. Patronlar ve AKP iktidarı “işten çıkarmaları yasakladık” söylemini öne çıkaracak, bunu jest olarak sunacak ancak, gerçeği saklamaya da devam edecektir.

Gerçek şudur:

Ücretsiz izne çıkarılan işçilerin, bu taslağa göre günde 39 lira 24 kuruş, ayda toplamda 1177 lira alacağının söylenmesi, emekçilerin asgari ücretin yarısına mahkum edilmesinden başka bir anlam taşımamaktadır. İşçiler bu miktarın kat be kat hakları olmasına rağmen bu haklarından mahrum bırakılacak, ücretli izin hakkı hasıraltı edilecektir.

Bu yasa ile patronların tek taraflı ücretsiz izin uygulaması yasal hale getirilmiş olacaktır.

Gerçek şudur:

AKP, bağış siyasetine şimdi de sadaka siyasetini eklemiştir.

Emekçilerin talebi sadaka değil haklarını tam olarak almaktır.

Bunun için atılması gereken adımlar ise çok nettir.

İşten çıkarmalar yasaklanmalıdır. İşten çıkarmaların üç ayla sınırlandırılması kabul edilemez, süresiz olmalıdır.
Salgın nedeniyle verilen izinlerin ücretli olması zorunlu kılınmalıdır.
Salgın ve kriz bahane edilerek ödenmeyen ücretler devlet garantisi altına alınmalıdır.
Devletin dış ve iç borç ödemeleri durdurulmalı, bütün kaynaklar halka aktarılmalıdır.
Gıda fiyatları dondurulmalı, halkın günlük yaşam ihtiyaçları serbest piyasanın insafından çıkarılmalıdır. Elektrik, doğalgaz, su ve haberleşme ücretsiz hale getirilmelidir.
Yurttaşların bankalara dönük kredi borçları bugüne kadar ödenen faizler düşünüldüğünde silinmelidir.
Gelin sömürü düzenine, kriz fırsatçısı patronlara ve onları siyasi temsilcilerine karşı emekçilerin taleplerini yükseltelim, “Toplumcu Reçete”yi savunalım.

Türkiye Komünist Hareketi

To Top